...si… Yirmili yaşlarım… O zamandan bu zamana ne çok şey değişmişti. İş hayatı, her günkü monotonluklar, dökülen saçlarım, taşındığım şehirler… Hatta göbek bile yapmıştım hareketsizlikten. Aynı olan tek şey olan bekârlığımı saymazs...
“saç” sözcüğü
32 yazıda 38 geçiş bulundu.
saç, saça, saçacak, saçacağı, saçacağız, saçak, saçakları, saçaklarım... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...i sevindiğime, Bazen de neşeyle el çırpıp etrafta koşturduğuma. Ya da o küçük beyaz elbiseyi giyip gülücükler saçtığıma. Bu saatten sonrası da kalmadı zaten. Anlatamadığım çok şey var aslında sana. Biliyorum kabul etmezsin bir ye...
Birisi yanlış durakta inmişti Diğeri nereye gideceğini bilmiyordu, bekliyordu Kuzguni saçları rüzgârda dalgalanıyor, Kirpik ucunda toplanmış damlaya geçmişini biriktiriyordu Yanağından süzülerek o yaş yere düştüğünde Geçmişi de...
...arından utanmıyorlardı. Uzun boylusu sıktığı donu giydi. Havuzun kenarındaki mermere uzandı. Parmakları ıslak saçlarının arasında tarak gibi dolaştı. Sol kolunu başının altına koydu. Az öncesine kadar kulaç attığı maviliğe dalıp g...
...benim pek tabii) Zorlanıyorum. Şimdi bir Nisan gecesine dönüp; esen hafif rüzgarla sallanan eski perde olmak Saçaklarım sallanırken ince deliklerden gizlice giren rüzgârı selamlamak isterdim. Şimdi aylardan Eylül, Ve ben, Dışımın...
...tarafta inceleyeceğimiz için, şimdilik insanların dış görünümlerine (yüz hatları, giyim tarzı, konuşma şekli, saç yoğunluğu , göz rengi vb.) odaklanacağız. Röntgenci olduğumuzdan değil; “Doğa Kitabı” ya da “Doğa Yasaları” a...
...ahçemde çiçeklerim bir bir soldu,Kar boran kış artık benim baharım.Düşüm de günüm de anıyla doldu,Tek bir tel saçınla avundum kandım…Sen kokar soluduğum her bir zerre,Ölmüş yaprakla dolu hazan mıyım?Bürünmüşüm hepten gama keder...
...nülde bir aslan yatar. Aman neyse ne. Sanki ben de Nesrin gibi elimi sallasam ellisi, soyu sopu bellisi, diye saçlarımı savura savura, kıçımı kıra kıra dolaşmak istemez miyim? Sokaklarda insanların bana bakışlarından çok mu mutlu...
...ını bekleyen askerler gibi tek sıra hâlinde dizili ağaçlar ile kaplıydı. Hafif esen rüzgâr, annenin evladının saçlarını okşar gibi ağaçların yapraklarını dallarından koparıyordu. Yere süzülerek düşen yaprakların bir kısmı yola bi...
...dırarak ona odaklandım: "Merhaba." Beni, düşüncelerimin zindanından alıp götürerek konuştu: "Merhaba." Uzanıp saçlarını okşadım, "Ne kadar tatlısın sen." Biriken kan yanaklarına pembelik kattığında daha da sevimli hâle geldi. "Ne...