...En yakın durakta bıraktım kendimi, Camlarına "Muhteşemdin yine bebeğim" yazdım rujla. Kopardığım birkaç otla saati not düştüm altına; 05:30. İçtim otu. Sonrası bayılmışım. Atarken bir kadın kendini boğazdan, Kalırken bir çoc...
“saati” sözcüğü
38 yazıda 62 geçiş bulundu.
saati, saatim, saatime, saatimi, saatimin, saatimizden, saatin, saatinde... eşleşmeleri dahil edildi.
...zler Bir bir hepsini boğazda düğümler Taş bağlayıp diplere gömer Oturup içeriz sonra boş bardakları Kolumdaki saatin akrebi sokar mesela Ağlarız hatta, yok yalan söyledim ağlamak yok haşa! Falan filan derken vazgeçilmez bir ge...
...bu sefer bir şeyler yolunda gitmeyecekti. Kalbi normalden hızlı atıyor, kendini sakinleştirmeye çalışıyordu. Saatine baktı. 00.03’tü. Murat’tan aldığı anahtarla içeriye girmesi çok kolay oldu. Evin içerisinde zifiri bir karanl...
...ar kalmasa Arsen'in parasına asla tenezzül etmezdi fakat bu kez durum çok farklıydı. Önceki seneler günün her saati müşteriyle dolu olan dükkanı o sene müşteri sesine hasret kalmıştı. İhtiyat akçeleri tükenmiş, Zahireciler Ça...
...kkabı sesinin ona misafir geldiğini bilmenin yüzüne yaydığı sırıtmayı maskelemeye gerek görmeden; "Gecenin bu saatinde kapımı çalan kızlara ne yaptığımı biliyor musun?" Sırıttım. "Kibrit çaksam tutuşacaksın tatlım ! " Yüzüme üfl...
...Nuri dergilerde heyecan verici bir kıyafet, yoruma değer bir giysi görmediği sürece pek konuşmazlar günün bu saatini sessiz bir uyum içinde yaşarlardı. Hıdır gazeteyi katlayıp kenara koydu bir süre Nuri'yi seyretti; "İşi kabul...
Uyandığımda Ocak ayının yedinci gününün yaklaşık on üç saati geçmişti artık. Bayağı bir yorgunluk vardı üstümde; fakat buradaki bayağı kelimesi en popüler iki anlamını da barındırıyor. Can sıkıntımın ruhuma şantaj yapar gibi...
Tanımadığı bir evde gecenin bir saatinde gözlerini açtı. Önce boş boş bakındı sonra nerede olduğunu fark edip doğruldu. Çırıl çıplak bedeni karşı geldi başta. Soğuk tenindeki bütün tüyleri kıyama dikilirken, tekrar sıcak yatağa...
...in. Hıdır ile Artin'in dükkanında tanıştı Nuri. Fötr şapkası, iyi dikilmiş takım elbisesi, altın zincirli cep saati, kösele ayakkabılarıyla; giyimin kalıbına kattığı heybeti doğuştan getirdiği bir özellikmiş gibi taşıyabilen,...
...arak gördüğüm şeye git-gel yapıyordum: klinik tedavisi. Bekleyişlere olan dayanmazlığımı iyi bildiğimden, tam saatim gelmeden asla bekleme odasında oturmazdım. Bunları siper etsem de, düşüncelerimin ekseni yine O’na yönleniyor...