...tün gün bakıp bakıp güldüğünü ya da eşeğine binmeye kıyamayan amcayı anlat. Seksen yıl yürümüş o patikayı da. Sabah bindiyse sırtına, akşamına semerini o taşımış. Gölgesinde her öğlen uyuduğu için ceviz ağacına 'kıymetlim' di...
“sabah” sözcüğü
224 yazıda 360 geçiş bulundu.
sabah, sabaha, sabahattin, sabahki, sabahladıktan, sabahladım, sabahladığı, sabahladığım... eşleşmeleri dahil edildi.
...tamam” deyiverdim. “Abi sen gerçekten büyük adamsın. Şu emaneti al. Yanında dursun ne olur ne olmaz.” diyerek sabah uzattığı bez parçasını tekrar uzattı. Bu sefer reddetmedim. Hayatımda yaşadığım en atraksiyonlu an; kavga ede...
...ları serpmek her ana. Onunla geçen zamanın hep taze kalması akılda. Ansızın düşer yüreğine ona dair ne varsa. Sabahlara onu anarak başlamak… Onu sevmek, soğuk kış gününde dumanı tüten bir yudum çaydı. Onu sevmek, güzel şeydi vess...
İlkbaharın gelmesine rağmen hâlâ sabah saatlerinde hava çok soğuk oluyordu. Yaşlı kadın sandalyesinden güçlükle doğrularak pencereyi kapattı. Yüzünü okşayan ılık ilkbahar rüzgârına taşıdığı hanımeli kokusundan alarak uzaklaşt...
...ir yaşam. Tüm yaprakları dökülmüş bir ağaç gibiydim. Tek farkımız bir daha asla yazı göremeyecek olmamdı. Her sabah yaptığım gibi kalkıp, zayıflamış bedenimi dışarı çıkardım. Yürümek en iyi yaptığım şeydi yaşadıklarımdan sonr...
...ıştım artık. Ne hangi gün olduğunu hatırlıyorum ne de başka bir şeyi. Hatırladığım sadece bunların olduğuydu. Sabah kalktığımda güneşin utanmasını umursamadan çektiğim perdelerim, yarattığım bütün karakterlerimi sığdırdığım t...
...yağının altına ölmeden evvel. Lâcivert bir ülke. Geleni gideni hep arsız. Eziyorlar kalbini. Bütün akşamların sabahında hüzün dolu kahvaltılarda titriyor dudağı. Dudaklarına sıcak elleriyle dokunan kimse yok. Hayallerin umutların...
Birden her şeyin boşa gittiğini düşündü. Senelerce her gün, sabah akşam kat ettiği o uzun ve kasvetli yol… Yaklaşık 2400 adımdı, evden okula gitmek onun için bir eziyetti hele bir de yanında enstrüman varsa. Sorun yaratan ens...
...et kokusuyla birlikte dökülmüş sıvaların ardından kokular geliyordu burnuma. Hastalığın pençesinde, yatağında sabahlara kadar uyumamış insanların ter kokuları.. Ciğerlerinde dolaşıp dışarıya atılmış dumanların kokusu.. Yanıp dura...
...oprak, tam ortasındasın şimdi tıpkı benim gibi. Şimdi istirahate çekilmeliyim çok yoruldum. Tanrı konuştukça, sabah iki dünyanın ortasından açılırsam sana ve her kitabın sonunda gelen o boşluk hissi göğsüne bastırmadan yazaca...