...ok da beklenmeye değecek bir halt olmadığını anladığımız yıllarda, kopmaya başladı. Milenyuma girilen gecenin sabahında uzay çağına girmediğimiz ve uçan arabaların belirmeyeceği anlaşıldığı an, herkes hayatına kaldığı yerden deva...
“sabahın” sözcüğü
43 yazıda 52 geçiş bulundu.
sabahın, sabahına, sabahında, sabahından, sabahını, sabahının eşleşmeleri dahil edildi.
...” Bazen mantıksızca verilen cevapları anlıyormuş gibi yapmak, kafa sallamak, ikna olmak, aşkın ömrünü uzatır. Sabahın köründe pizza yapan bir yer hiç görmemiştim. Ama bu bir aşksa, mantıklı erkek cümlesi kurarak nokta koymalıyd...
...arketlerde, kaldırıldıkları hastanelerde de öldürülmeye devam ediliyordu. Ancak umut hep baki idi. Nazım’ın; “Sabahın sahibi vardır, gün daima bulutta kalmaz, herhâl ilerdedir yaşanacak günlerin en güzelleri” dizelerindeki umud...
Bir makina geçiyordu sabahın en kör vaktinde ve sesine uyandık maaile Suların altından bizi de kenti de kurtarmaya geldiler sandık önce Biraz vakit geçti, biraz sular çekildi, biraz bilinç çekildi Ve görünürde kalan koca bir ci...
...ara doğru kafasını kaldırdı. Saatlerce uykusuz kaldığı için gördüklerini yassı bir şekilde algılayabiliyor ve sabahın ilk soğuğunu daha derinden hissediyordu. Yine de günün ilk saatlerine şahit olduğu için heyecanlıydı. Yıllard...
...ir hafta bizimleydi. Ertesi sabah oturma odasından gelen yüksek sesler ve kahkahalarla uyandım. Saate baktım, sabahın sekiziydi. Pazar günü, saat sekizde kim, niye uyanır? Uyanır madem, niye bu kadar ses yapar? Kalkıp içeri git...
...enim üstümden ulaşmaya kalkıyor. Vallahi de billahi de bıktım şundan. Şimdi de gece gece uyutmuyor beni. Yok, sabahın vaktiymiş de, köpeklerin hav havı, kuşların dırdırıymış da... Kuşlar dırdır eder mi hiç Allah’ın cahili! Hem...
...ordu. Ayaklarını sürüye sürüye mutfağa ulaştı. Bir bardak su dolduracakken kendine, gözü çöp kutusuna ilişti. Sabahın erken saatinde çöpçüler geçecekti. Bardağı tezgâhın üzerine geri bırakıp, çöpe doğru yürüdü. Eğilip mavi poşe...
...laklar her tarafa saçılmış… Küçükken bunları toplar, sulu boyayla yüzeyinin hiçbir yerini atlamadan boyardık. Sabahın altısı demeden cumartesi pazarına koşar, onları satmaya çalışırdık. Satamazdık bir tane bile. Tabii ben yine...
..., küçük teknenin ihtiyar hâline aldırmadan motor makamındaki yaşamı haykıran şarkısı, köprünün korkuluklarına sabahın erken vaktinde dizilmiş balıkçıların oltalarında sallanan istavritler, yaşam taşı gibi başucuna diktiği şişen...