...kusu hissetmemişti şimdiye kadar. Birkaç mağazaya daha uğradılar. Ne müşterisizlikten morali bozulmuş işletme sahipleri ne de çalışanlar o kötü kokudan haberdardı. Katın öteki ucundaki mağazayı ziyaret ettiler. Erkek giyiminde en...
“sahip” sözcüğü
216 yazıda 326 geçiş bulundu.
sahip, sahipken, sahiplen, sahiplendi, sahiplendim, sahiplendiği, sahipleneceği, sahiplenen... eşleşmeleri dahil edildi.
...u o defteri, sonra da gün ışığına çıkmalarını sağla, yeterince gizli kaldılar. Ben cesaret edemedim, hakkıyla sahip çıkamadım onlara, oysa haykırmak isterdim, yaşadığım her şeyi. Çok acılar çekildi Kıbrıs’ta, zulüm her yerdey...
.... Ancak bu durum, sizde video ya da ses olarak kayıt olmadığı gerçeğini değiştirmiyor. Hem A hem de B kişisi, sahip olduğunuz bu anının kurmaca olduğunu söylüyor ve siz de onlara inanmaya başlıyorsunuz. Aslında ilk baştan ber...
...nsan?” diye geçirdi içinden masa. “Benim sahibim olduğunu düşünüyor. Üzerimde söz hakkı olabilir ama O’nun da sahipleri var, yaşamında O’ndan çok söz hakkı olanlar. Tek fark, ben görebiliyorum, O farkında bile değil.” İnsan masay...
Zihnimi bulandıran, Kirli ellere sahiptim. Akranlarım yaşarken, Ben her şeyi terk ederdim. Küçük bir çatı katı gibi Dar ve köhneydi yüreğim. Sığdırabildiğim kim varsa, Zamanın içinden çekip alır, Mandalina ağacının gölgesinde be...
...taşa kalınan bir okey oyununda, çayın deminde, süveterin bilmem hangi ilmiğinde. Kaybettim. Gerçi bir babaya sahip miydim şimdi onu da bilemedim. Bence sizinle önce bir çocukluğuma inelim." Yazan: Mine Işıkoğlu Sayı: 36
...eleri, uzun ve zarif bir boynu vardı. Onu önceleri tanımış olsaydım, Nilgün’e yazdığım gibi, bir kuğu hüznüne sahip boynundan bahseden bir şiir yazabilirdim. Sohbetimiz ilerlemiş, gece onu evine bırakmıştım. Beni yukarı davet...
...kes kendi acısından bir söz bıraktı dalgalara, Kayalarda yankılandı sesler: - Bir harf ne zaman değerlidir? - Sahiplenince. - Toprak gibi ezilmemek lazımdı, ezilirken izlendik bir gece. - ... - ? Kendi acımdan dinlediğim bu kulaktan...
...ek şey nefes almak ve duruma başkaldırmaktı ve bu ikisi tek başına asla yetecek bir şey değildi. İndirgemenin sahipliğini sefil doğası temellendirip süsleyemiyordu ne kadar uğraşsa da. Yazan: Duygu Dilek Alptekin
“Şimdi ne yapacağız Necdet” dedim. “Bu evi, yuvamızı nasıl terk edeceğiz?” Üniversiteden bu yana sahip olmak için çabaladığımız, fedakârlıklar yaptığımız evden taşınmak, büyüdüğümüz zamanlarımızı, büyüttüğümüz anılarımızı bır...