...emen iki çalışanı, Yılmaz ve Cemal’i şantiye binasına getirmesini söyledi. Çok geçmeden kapı açıldı. İri yarı sakallı adam içeri giriyordu ki Başkomiser “Seninle işim yok. İşinin başına dönebilirsin. Diğerleri girsin,” dedi. Ne...
“şaka” sözcüğü
13 yazıda 17 geçiş bulundu.
saka, sakal, sakalar, sakalara, sakaların, sakallar, sakalları, sakallarım... eşleşmeleri dahil edildi.
...mına takılıyor gözleri. Sırtına attığı eski çantası, grileşmiş gömleği, kahverengi terlikleri, uzamış saçı ve sakalıyla tam karşısındaki adama bakıyor. Ne kadar da ihtiyarlamış. Kocaman bir acımak geliyor içinden kendine. Midyeci...
...azdı. En sonunda bir karar verdi ve yüzünü bana döndü. Alaycı bir ifade ile konuşmaya karar verdi. ‘Nasıl bir şaka bu? Anlamıyorum, iş ilanı veriyorsun ve böyle anlamsızca bir şey söylüyorsun. Şaka falan mı yapıyorsun?’ ‘Söy...
.... Papaz haçı suya atacağı sırada, mavi gözlerini genç adama dikti. “Hadi sen de atla suya.” Behzat şaşkındı. “Şaka yapıyorsun.” “Hayır ciddiyim.” “Yapamam.” Eleni nazlandı. “Lütfen. Benim hatırım için.” “Böyle söyleme Allah...
...reç misali bembeyaz. Bir adım atıyor yavaşça. Sağ ayağı önde. Bir gözyaşı damlıyor sol gözünden usulca, kirli sakallarına takılıp kalıyor. Eskimiş, siyah ceketinin sağ kolundan kan süzülüyor, beyazla süslenmiş yalnız kaldırımlara....
.... Şarjöre tek bir mermi sürdü. Tüm bu hazırlıklarını yaparken az önceki kadar sakin, hatta kayıtsızdı. Silahı şakağına doğru götürdü. Şakağına bastırmasına gerek yoktu. Bastırmadı. Terlemesinin durduğunu fark etmişti. Eli titrem...
...iyorum, biraz da utanıyorum. Dedemin yanında oturmak beni iyi hissettiriyor mola boyunca. Dakikalarca bilgece sakallarını sıvazladığı elini izliyorum. Buruşmuş, kabuk kabuk yol yorgunu elini… Yolculuk devam ediyor sonra. İleri hep...
...larla inşa ettim, bütün noktalarda parmak ucum var gibi. Bu ellerle mutlaka bir anneye sarılmışımdır. Babamın sakallarını bu ellerle okşamış, çamurdan arabalar yapmış, kendi kıçımı yıkamış, ilk topuma kurtarmış ve kırmızı bisikleti...
...imiz bir şey anlamıştı ne de biz bir şey anlamıştık. Aslında konuştuğu şeyler bize yabancı konulardı. Yaptığı şakalar ve neşeli konularda bizim gülmemizi hedeflese de ben çoğu zaman utanıyordum. Evdeki yemek kültürümüzde yavaş...
...bir buz maviliği değildi. Ama büyümek isteyen Acemi bir çocuktum ben Gözlerindeki Yansımamı Aşk sandım. Zaman şakaklarıma yansırken… Ve ilerlerken kendi boşluğunda Yakılan fotoğrafların Zihinlere kazılan siluetinde. Kaldım bir başı...