...seriliyor. Kadın şaşkın. Telefonu kapatıp katıla katıla gülüyor. “Nasıl yaptı sen bunu?” Bakamıyor. Yüzü, mor salkım… “Kusura bakma. Nasıl oldu anlamadım.” Yanına varıyor kadın. Dudaklarında hâlâ alaycı gülümseme. Yerden iki ü...
“salkım” sözcüğü
8 yazıda 11 geçiş bulundu.
salkım, salkımlar, salkımları, salkımlarından eşleşmeleri dahil edildi.
...eri geçerim gözlerimi bıraksam gökyüzüne yüzüm bulutlanır birdenbire atlasın üzerine doğmuş sabah güneşi ışık salkımları düşer kamış boyu göllerin içine hüzün yumağından ördüğüm kazağı sana giydirmek hep dokunur bana kapıların eşi...
...zak bir kadın Moğol'dan kalma ezgilerle Uyutmuyor bayıltıyor bilmediğim lisanda İşte şurada tanıdık bir köyde Salkım salkım üzümleri kirli eller doğruyor Yaylamın suyu kararıyor henüz kaynağındayken Ölüyor bir tırtıl tek bir k...
Salkım salkım döküldü etlerim Bir çocuk haykırışıyla seslenirken sana Kimi mektuplarda tarihi özenle yazardım Kimi mektuplarda seni nice sevdiğimi Aynı şarabın içinde ezilmiş üzüm tanesiydik Öyle dönüyordu ki başımızdaki dünya...
...m. Neyse, lisedeki üç yıl boyunca da Derya'yla çok samimi olduk. Onunla ortak ilgi alanlarımız süs-püs (o yıl salkım saçak iri küpeler moda olmuştu, Derya gözümün önüne hâlâ o küpelerle gelir), oğlanlar ve dersleri derste dinl...
...ni. Çiçekler ya da Haydarpaşa Lisesi’ne giden ağaçlıklı yoldaki küçük köşkün bronz bahçe kapısından taşan mor salkımlar... Artık bunlar da bir anlam ifade etmiyor, peki, öyle olsun. Hiçbir yer, hiç kimse, hatta dokunduğun hiçbir...
...in güne karşı protesto başlıyor işte. Gün, davetkâr bir şekilde perdenin ardında kendini sunadursun, ben onun salkımlarından koparıp tadına varayım bile demiyorum zaman seninle geçerken. Anılarım, sanki sayfalarının arasında gezinirke...
...anları; bileğimi kaplayan hasır, on iki sıralı Trabzon, Telkâri Hint bileziği. Kelepçesi tuğralı altın kemer. Salkım, halka, taşlı-taşsız küpeler. Bvlgari altın saatim. Beyaz rugan ayakkabılarım, tüylü terliklerim, renk renk s...
...açılan gözleri de eklendi. Güdük Hamdi'nin tam tartıya koyacakken elinden düşürdüğü poşetteki razakı üzümler, salkımlarından ayrılıp yayıldılar zemine. Sutyenimin içine soktum telefonumu. Müziğe uyum sağlayan hareketlerle dans etmeye...
...baktı. Kırk dakika oturdukları bankta, solmuş bir kahkaha duruyordu. Parmaklarını yaka yaka çay içişleri, bir salkım söğütün altında öylece bekliyordu. Ömürlerinin kırk dakikası… Solmuştu. Olduğu yerde durup, şimdi yaşlı bir k...