...rtılmaz oburluğu Her şeyi alan, hiçbir şey vermeyenin sarsılmaz benliği Beraber yargılanıp şu uğultulu ağaçta sallandırıldığı Gelene sevinmediği gidene üzülmediği.
“sallandı” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
sallandı, sallandıkça, sallandılar, sallandıran, sallandırdı, sallandırdığım, sallandırıldığı, sallandıysa... eşleşmeleri dahil edildi.
.... Sonra camları tozlu arabalara ayıp resimler çizdiler yine o yıllardaki gibi ve işte oyun parkında kaydılar, sallandılar. Salıncak bugün ile çocuklukları arasında gidip geliyordu. Dişsiz ihtiyar belli belirsiz kırpıştıran bir yıld...
...r sessizliğe Nasıl da akıp geçer ömür saniyesinde Kim ininden çıkabilmiş korkusuzca Kimi koltuklar sallanınca Sallandıkça daha sıkı sarılır korkak Çıkamaz tiranlıktan aydınlığa Dallandıkça budaklanır Ve yasaklar tekerrür Sonra, alı...
...dız olur muymuş, yalnız gökyüzünde asılı değil miydi onlar? Uzun etekleri rüzgârda uçuşan, kucağında bebeğini sallandıran, tarlada koşuşan, yas tutan bir sürü yıldız. Kuzey, güney, doğu, batı; poşetinden düşüp yere sekerek saçılan...
...rektiğinde de süründü. Rüzgâr eserken söğüt ağacının uzun yapraklarına asıldı ve rüzgâr bitene kadar da orada sallandı, biraz şekerleme yaptıktan sonra da ormanda yürürken karşısına çıkabilecek sarmaşıkları kesmek için gövdesind...
...iğimde kızaran yanaklarımın üzerine düşen yaşları sildim. Beni görünce olan yüzünü derin bir keder kapladı ve sallandığı salıncaktan indi ve salıncağın ipini kesmeye başladı. Kurduğum hayaller gibi yere düşen ipi alarak ağaca tırm...
...çünkü. “ “ Daha açık olsan. “ “ Şu aletin adı neydi? “ “ Hangi aletin? “ “ Şu tam tur dönen. İnsanı baş aşağı sallandıran. “ “ Ranger mı? “ Emre gülümsedi bu kez. Bilmediği bir şey olduğunda sinirleniyordu Zeynep ama bu kez öyle ol...
...ın divanına kadar yürüdü ve divana köy ağası edasıyla kurulup sağ bileğini dizinin üzerine atarak elini aşağı sallandırdı. Az sonra İdris merdivenin başında göründü. Yavaş yavaş basamakları indi ve Davut ile karşı karşıya geldiler....
Bitmez bir açlık benimki, yesem yemesem doymadığım, ucuca ekleyip adamları, uçurtma gibi sallandırdığım, rüzgar kesilince iplerini bırakıp yere nasıl çakılacaklarını seyre daldığım, bitmez benim açlığım doktor, sana anlatırken hoşlanm...
...lar. Makat deliğine de kırmızı bir karanfil sokmuşlar. Bir saat pandulü gibi ağaç dalına asılı halde kaç saat sallandıysa adam; kanı beynine hücum etmiş. Daltaban Ali o gece ruhunu teslim etmiş. Gün ağarıp da çıraklar kahvehaneyi a...