...ulaşır. Ve her gün yaptığı gibi, Dünya’nın önünde diz çöker, gitarını kucaklayıp serenadına başlar. Bugün de sallanıyor otobüs, Ben kollarımı bacaklarımı salmış, Uzayda salınıyorum Bir sağa, bir sola Bir Venüs’e, bir Mars’a Sağım...
“sallanıyor” sözcüğü
5 yazıda 6 geçiş bulundu.
sallanıyor, sallanıyordu, sallanıyorlar eşleşmeleri dahil edildi.
...miyor. Düşünemezler çünkü şu an yaşadığımız dünyada değiller, geçmişle bugün arasında görünmez bir salıncakta sallanıyorlar. İhtiyar kıpırdandıkça üzerindeki naylon örtü hışırdıyor ve hışırtılarla kahkahaların arasında bir şeyler mır...
...l terasa indi. Sallanan merdivene rağmen zorlanmamıştı. Çengelleri korkuluklara taktı. Artık merdiven daha az sallanıyordu. Hakkı’nın terasa inmesi uzun sürdü. Cemal yardım etmese belki de başaramayacaktı. Karanlıkta kayboldular. Vi...
...bulutlardan yardım alıyordu. Arka bahçeye doğru gitti, mavi önlüğü ve kısacık saçlarıyla. Önlük bile rüzgârda sallanıyordu da saçları asla. Ninesi saçlarını bitlenmesin diye hep kısaltırdı ve Fidan büyüyüp ağaç olunca saçlarını asla...
...dan intikam almak ne iyi olurdu. Boğazımı bir şey sıkıyor. Burnumun ucuna kadar gelen bir su damlası rüzgârda sallanıyor. Rahmi Bey amca camdan sesleniyor: “Düştün mü yoksa kızım?” Boğazımdaki yumru büyüyor. Annem kapıda kayıtsız,...
...gibi çocuklar Okul bahçelerinde toplanıyoruz Yeldeğirmeninde bir dar sokakta bir cumbalı ev evimiz Yürüdükçe sallanıyor Sonra bir bayram günü Kapı kapı el öperken En fazla harçlığı yine matmazel veriyor Ve başka sahneler peş peşe...
...i. Hâlâ ağlamamıştım. Ağlayamamıştım. Babamın beni bırakmasını fırsat bilip o odaya girdim. Yavaş bir ritimle sallanıyordu. Yere düşmüş kâğıdı aldım avuçlarıma. Buruşmuştu. Babamın ellerinde. Yazdığı onca satırda sadece bana olan se...
...nda sigara da olsa ne yakışırdı bu ana. Örtüsünü çıkardı, gelin olduğunda taktıkları baklava dilimli küpeleri sallanıyordu omzuna doğru. İşte o gün ayağının altındaki iskemleye vurmuştu babası. Gerdek gecesi gelin odasına gönderilen...
...Bu sefer hemen tanıdım onu, on iki yaşındaki halim... Bir gül bahçesinde, meşe ağacına kurulu bir salıncakta sallanıyordu. Bahçenin kapısını aralayıp içeri girdiğimde kızaran yanaklarımın üzerine düşen yaşları sildim. Beni görünce...
Susarak katlandığımız hayatın içinde koyun güdüyoruz. Saliseler yıllara meydan okurcasına sallanıyor zamanın içinde. Tüm gücüyle haykırıyor geçmişe bitişik yaşamlar. Neden sonra biyoloji dersinde öğretmenimin sorduğu ‘saç canlı mı...