...ra mutfaktaki taburelerden birine oturdum. Ona da oturması için yer gösterdim ama ilk itirazını etti kafasını sallayarak. Olduğu yerde kalıp dikilmeyi kendi tercihi ilan etmişti. Üzerine gitmedim. Ev işlerini eksiksiz biçimde yapa...
“sallayarak” sözcüğü
28 yazıda 31 geçiş bulundu.
...p dayılanmasın, haddini bilsin. -Oğlum bak bir daha Mustafa’yı döversen ben de seni döverim... Dedi parmağını sallayarak. Arsanın karşısındaki pencereden boynundaki havludan yeni tıraş olduğu anlaşılan asık suratlı adam başını uza...
...ordu ki. Sağ ayağını topun üstüne koyarak çektirdiği yedi yaşındaki fotoğrafına bakıp elini havada birkaç kez sallayarak üzüntüyle mırıldandı. - Hey gidi geleceğin sağ açığı Soner, büyüyünce futbolcu olacağım diye babanla az tartı...
...dınımı daha fazla bıktırmamak için kendimi tuttum ve onu bensiz bir hayata, dışarıdan otobüsün içine doğru el sallayarak gönderdim. Otogarda evlatlarını gurbete yollayan ağlak anneler gibiydim. El salladıkça ağlıyor, ağladıkça el...
...et sırasında laf döner dolaşır ikinci bir bebek düşünüp düşünmediğine gelince: “Aman aman!” der, elini kolunu sallayarak beni gösterirdin. “Bunu da doğuracağımdan değildi de işte…” Duraklardın. Sonra babama bakardın. “Hoş, aslına...
...ine tutunmuş, aşağı inmeye çalışıyordu. Yeşil naylon ayakkabılar giydiği ayaklarını çerçeve camında sağa sola sallayarak, inmek için ayaklarını yerleştirebileceği bir çıkıntı arıyordu. Duvara dayanmış sandalyeyi çerçevenin altına...
...uyor. Elimi masanın altından çıkarıp işimin başına dönüyorum. Aylin anlamış ne yaptığımı ve kafasını iki yana sallayarak hâlime gülüyor. Klavyenin üzerinde iki elimin parmakları çalışıyor. Ben ekrana bakıyorum daha çok. Aylık satı...
...adaki kadından çıt çıkmıyor. Sessiz. Bağrış çağrış sürüyor. Öndekinin öfkesi bitecek gibi değil. Elini kolunu sallayarak ağzına geleni söylüyor. Arkadaki sessiz. Bebeği dilini yutmuş sanki, arabada çıtı çıkmıyor. Sessizlik öndeki...
...yakar.” Aralarındaki sessizlik hemfikir olduklarını bağırır gibiydi. Endişeli gülümseyişlerle birbirlerine el sallayarak vedalaşıp evlerine dağılmışlardı. Olaylar başladığında akşam karanlığı henüz sokaklara düşmemişti. Kapıdan ka...
..., karşı komşusu. Üzerinde hâlâ sabahlığı vardı, elinde de bir gazete. Günaydın bile demeden elindeki gazeteyi sallayarak "Nezahat, sana bir şey göstereceğim" dedi. Nezahat, onun bu deli hallerine alışkındı. Meral, buyur beklemeden...