...arkasında yemyeşil dev ağaçlarıyla tezat oluşturuyor. Minicik bir benzin istasyonu yanında çay bahçeli yemek salonu. Alçak tavanlı, duvarları açık sarıya boyanmış. Sulu yemekler ve çorbalar var seçenek olarak. Bir de Kemalpaş...
“salonu” sözcüğü
13 yazıda 14 geçiş bulundu.
salonu, salonumuzdu, salonumuzun, salonun, salonuna, salonunda, salonundaki, salonundakiler... eşleşmeleri dahil edildi.
...an da adamı gemi yolculuğuna çıkmak için evleniyor sanırdı. Yok şu kadar güvertesi varmış, yok bu kadar yemek salonu, havuzu, kamarası. Bitmeyen anlatımlar. Ha yemekleri de harikaymış. Menüsü dünya mutfağı doluymuş. Kaç aşçı ç...
...if çatmak isteyen şoförün aceleciğinin rüzgârıyla yüreğinden taşan duyguların yelkenini şişiriyordu. Karanlık salonun ortalarındaki koltukların birinde oturan delikanlı gözlerini kırpmadan perdeye bakıyordu. Filme üçüncü gelişi...
Güz, aralık kapıların ardından sokulup salonumuzun ortasına kurulalı çok olmadı henüz. Yapraklar tutunduğu dallara veda edeli birkaç zaman geçti, hepsi bu. Mevsim geçişinin tatlı telaşında kaybolurken, yaşanamamış bir yazın hüznünü...
...antınız da. Başvurunuzu reddetmek zorundayım.” Şaşkınlığımı gizlememek için bir sürü tepki verebilir, o küçük salonu gürültüyle tıka basa doldurabilirdim o an. Ama bunu yapmadım. Tıpkı az evvel tek bir soruya bile yalan söyley...
...okarken. Benimle hiçbir şey konuşmadı uzun bir süre. Niye çağırdığını anlayamadığım kadar bir süre geçtiğinde salonu topuklu ayakkabı sesleri doldurdu. Sonrasında da daha önce görmediğim o kişinin gözleriyle kesişti gözlerimiz...
Solgun kış güneşi salonun duvarına vurduğunda vakit ikindiydi. Karısının getirdiği kahvenin dibini içerken elindeki gazeteyi sehpanın üzerine bıraktı. Kalkıp pencereden baktı. Kar erimemişti kaç gündür. Güneşin kendine faydası...
...cekler hızla etrafı sarardı. Fakat bu defa birkaç günün de birikmiş havasızlığı yüzünden her şeyi göze alarak salonun penceresini açtı. İçeriye giren ılık hava midesini biraz rahatlattı. Buzdolabına doğru hareketlendi. Kapısını...
...doğru geliyordu. Hiçbir şey göremiyordum. “Ne yapıyorsunuz?” diye bağırıyordum. “Kendinize gelin!” Seyirciler salonu boşaltıyordu. “Durun, nereye gidiyorsunuz?” diyordum. “Daha yeni başlıyoruz.” Kimse duymuyordu. Beşeriyet ark...
...sıyrıldı. Gözleri tekrar taramaya başladı karşıdaki heybeti. O heybetin karanlık oyuklarını. Modern döşenmiş salonun ortasında sanki koyunlar, keçiler meledi minik çan sesleri eşliğinde. “Varoş” derlerdi onlara. Başkentin varo...