...cuğun kreşe gitme yaşı gelmiş ve bütün beraberliğimiz birkaç arsız cümlenin içine sıkışmıştı. Belli belirsiz “Sana lisede paran yokken tost ısmarlayan bir kızı unutamazsın, sizi bilmem ancak benim geldiğim yerde bu baya özel...
“şan” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
san, sana, sanabilir, sanabilirdi, sanacak, sanacaklar, sanacağız, sanal... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
..., onu koklayamadığım nöbet geceleri her kapanışta gözüm onu görsün diye… On ay, beş gün, altı saat, kırk yedi saniye oldu doğalı. Doyamadım… Konuşmaya başlamış dediler ama ben eve gelince susuyor bizimki. Hiç duyamadım. Yoruld...
...çat diye suratına kapattım. Sırtımdan soğuk bir ter boşalırken, kafatasımın içi alev alıyordu. Dört veya beş saniye geçmeden geri aradım. “Kusura bakmayın. Araba kullanıyordum. Telefon elimden düştü, kapandı. İyi akşamlar.” d...
...er mi? İşte orada. Koca ağacın altında duruyor. Beni mi bekliyor? Oraya kadar yürüyebilecek miyim? Gülümsüyor sanki. Ben de gülümsüyor muyum? Sanki saatler sürdü yanına varmam. “Salih…” “Gülseren’im…” Sarıldığı ben miyim? Ya...
...ç kadınların dudakları kadar dolgun ve kıpkırmızı. Erkeklerin bileklerinde altın rengi saatleri ve kadınların sanki üstlerine dikilmiş gibi duran kusursuz elbiseleri var. Hepsi memnun bir ifadeyle sohbet ediyor ve şakalaşıyor...
...bence gayette yüksek bir tonda -ondan hiç beklenmedik yüreklilik ve sesle- “yine yenil daha iyi yenil” demiş sanırım, gözünü kırpmış ve gülümsemişti veya bize mi öyle gelmişti? Ha bir de herkesin “Tutunan” olmak istediği bir ü...
...çine bak. Yaşlı adam gözlerini oğluna dikti. Masmavi gözleri yaşam sevincini yitirmişti. Masaya oturması için sandalyeyi gösterdi. - Utanmıyor musun? - Çok içmişsin. - Bana mı karışıyorsun? Kalpsiz adam ayakta zor duruyordu. Uzun...
...i? Onu ısrarla kapıya doğru iten çok güçlü bir his vardı. Tek hamleyle boynunu sıkıca kavrayan ipten kurtulup sandalyeden indi. Bedenini saran merak duygusu öfkesine hükmederken kendisini bir anda kapının önünde buldu, durakladı, d...
...üzerinde geziniyor. Her şey tozlu, her şeyin üzerinde eskiliğin o müthiş hüznü. Ne kadar tozlanmışsa eşyalar, sanki o kadar üzgünmüş gibi gelir bana. Üzerlerindeki toz zerreciklerinin sayısı kadar gözyaşı tanesi eder yaşanmış...
...arı kişileri kurulmuş sanal bir ekrana aktararak ün veya para sahibi olmaya başladılar. Başlangıçta gerçekten sanala olan bu aktarım, şimdi sanaldan gerçeğe olarak değişerek kişiler gerçekte oldukları kişiyi sosyal medyaya değ...