...bol ekmekle az az etten alarak yemeye çalıştı. Sabırla Halime halanın yemeğini bitirmesini bekledi. Bitirince sanki onun işiymiş gibi kalkıp boş tabağını elinden aldı, çaktırmadan yarım yamalak yediği tabağının üstünü kapayar...
“sanki” sözcüğü
387 yazıda 745 geçiş bulundu.
...m,” derdim, damarları şişmiş dudaklarından öper, başını göğsüme saklardım. Öfken uçar giderdi bir süre sonra. Sanki hiç olmamış gibi. Sanki az önceki fırtına bizi savurmamış gibi. O fırtına anında tüm ailemi, aileni küfür yağ...
...k ister, sağlam adımlar atmak ister, güzel olmak ister, konforlu bir yaşam ister... İnsanoğlu ister de ister. Sanki çok büyük bir savaşa girecekmişçesine hayata karşı tüm cephanelerini yaşarken hazırlamaya başlar. Peki, tüm d...
...ldi". Tam zamanında bitirmişti konuşmasını, babam beni çekiştiriyor gibiydi, kolum acımıştı. Bir taraftan da, sanki elimden alınıverecekmiş gibi, elma şekerinden büyük parçalar koparmaya çalışıyordum. Sadece babam değil sanki...
...lan” diyen eşi dostu, “daha vaktine var” diyerek başından savıyordu. Güneş göz kamaştırıyordu. Yaz bitmemişti sanki. Oysa daha üç beş gün önce kış yüzünü göstermişti sonbahar. Başını göğe çevirdi, mavinin en güzel hâlini yaka...
...rından dökülen çiçeklerin kokusunu alıyordum. Şehrin monotonluğundan paslanmış bacaklarım gittikçe açılıyordu sanki. Öyle ki açtığım kollarıma daha çok rüzgâr sığıyordu artık. Kokular daha da yoğunlaşıyordu hem de... Sonunda...
Kendisini yavaşça evin girişinde bulunan koltuğa bırakıverdi. Sanki içindeki tüm ağırlığı koltuğa yüklemek ve kalkarken onları orada bırakarak kalkmak istiyordu. Uzun süre kıpırdamadan durdu; içindeki sesleri susturmak isteyi...
...tti. Yani biraz daha yaklaşsa içine atabilirdi. Ya da bize verebilirdi. Hiç yaklaşmadan uzaktan salladı öyle. Sanki çöp olan attığı poşet değil de biziz. Asıl bunun gibilerini toplayıp atmalı ya neyse.’’ Deniz de tebessüm ett...
...i şapkaları takmak, ayağına büyük gelse de o kalın topuklu ayakkabıları giyip dans etmek… Büyüleyici gelirdi. Sanki zaman bu odada hiç ilerlemez, hep o eski zamanla da kalırdı. Kapının önüne geldiğinde durakladı, sanki birazd...
Pazar sabahlarının doyulmaz manzarasına daldı gözleri. Elini uzatsa sanki on beşinci kattan tutacaktı o koskoca dağı. Çayından bir yudum aldı. Porselen fincanın inceliğini hissetti dudaklarında. Köydeyken kahvaltının hazır ol...