...u. Başka bir gelincik daha koparırdık. Ama hemen çiçeğin bitiminden. Onu da ters çevirip, tomurcuk gelinciğin sapına geçirirdik. Bir tarafından birkaç yaprağını çeker alırdık. İçindeki topçuğun yarısı dışta kalırdı. Kırmızı du...
“şap” sözcüğü
2 yazıda 3 geçiş bulundu.
sap, sapa, sapaklar, sapamadığını, sapan, sapanla, sapanlarda, sapanı... eşleşmeleri dahil edildi.
...dı. Açıkta kalan turşunun eve yayılan kokusu uzaklardan anılar serpiyordu evin her yerine. Ak düşen saçlarını şapkasıyla örttü. Dağın eteklerine doğru şöyle bir tur atma zamanıydı. Sokaklar onundu. Onundu on, on beş katlı binaları...
...idenlerden kaç hayat?) Nemli kirpiklerinin aralığından ışıldayan bir çift ela göz… Göz aklarının yerini almış sapsarı bir ovadan bakıyor etrafına. Bakıyor, bakıyor… Öyle bir bakış ki yüz yıl, bin yıl baksa bu tabloya asla bıkma...
...kalp atışlarımı daha da arttı. Kapıyı açan Canoş, ani bir refleksle iki elini boya küpüne dönmüş yanaklarında şaplattı. Biraz önce açılan gözleri acıyla daha da büyüdü. - Sevooşşş! - Sevoş ya! Kızım siz niye beni çağırmadınız? H...
...p araba gürültülerine karışmaya hazırlandı. Birkaç adım attıktan sonra yaprak fırtınasına yakalandı. Ayakları sapsarı bir tozla kaplandı ya da öyle olmasını isterdi. Acaba ne yapıyordur şimdi? Burada benimle bıraktığı yılları m...
...en titreme dalga dalga proteze ulaştı. Her zaman, her yerde, her olayda birlikte değiller miydi? Önce bavulun sapını tutan elleri gevşedi… Sonra basamaktan kayıverdi protez. Bavul merdivenin sonunda durabildi anca. Kilitler is...
...e evlendirilecekti. Meryem o haberden sonra bir daha bu dünyaya ait olamadı. Hiç ama hiç nefes alamadı. Bıçak saplansa yarası kanamayacak hâldeydi. Var olması bir ağırlıktı artık kendine. Uçurum… Uçurumdur her kadın… Uçurumdur b...
...ğru fırlayıp çavdarların arasına düştü; çok uzağımda değildi, genç bir çocuktu oradaki. Başında hasırımsı bir şapka, dağınık saçlar, epey uzun boylu. Rastgele çavdarların içinde yürüyordu, köpeğine top atıyordu arada bir. Hiç...
...da caddeden geçmekte olanları seyre daldım. Çok sürmedi… Biraz ileriden bana doğru yürüyen ev sahibini, melon şapkası ve çarpık yürüyüşüyle hemencecik tanıyıvermiştim. Yaklaşık üç-dört geniş adım sonunda karşıma dikildi. Başımı...
...hep aynı şarkı: “Gamzedeyim, deva bulmam. Garibim, hiç yuva kurmam.” Elinde baston şemsiyesi, kafasında fötr şapkası ve takım elbisesiyle her gün aynı şarkıyı mırıldanıyordu. Başka şarkı bilmiyor mu acaba diye düşünürdüm. Onu...