...ha büyük evladım, belden aşağısı büyük ama olmaz zayıfı alalım evladım... Tacizci evladım, Tecavüzcü evladım, Sapık evladım, Katil evladım. Tanıdınız mı? Bu ifadelerden en ufağını bile dile getirip söylüyorsanız geleceğin sap...
“şap” sözcüğü
2 yazıda 3 geçiş bulundu.
sap, sapa, sapaklar, sapamadığını, sapan, sapanla, sapanlarda, sapanı... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...rçek bir ölüm bu şekilde olmalıydı. Aranızda bulunan kovboylar beni çok iyi anlayacaktır. Bu halde bile saçma sapan düşüncelere dalmıştım. Kafamı toparladım. Ruhen ve bedenen artık işin sonundaydım. Selim hemen ikimizin çapra...
...kilde Stanley Kubrick’in harika bir yönetmenlik yaptığına bir ispat niteliğinde. Savaştaki erilliğin, amaçtan sapmanın, savaş anını eril zevk dakikalarına çevirmenin bize anlattığı ise bence şu: Vietnam Savaşı amacından sapmış,...
...ış pışpışlıyor. Öndeki sandalın içinde sırtüstü yatan adam ellerini başının altında kavuşturmuş. Yüzünü örten şapkanın altında dinginliğin orta yerinde kuralsız, sınırsız, huzurlu bir uykudaydı. Yıllarca güneşten, temiz havadan...
...an şeref madalyalarının eksikliğini hissedecekken, sokakta olduğunu ve ayak parmağının arasından diline doğru saplanan cam parçasını çıkardı beyninin sol lobundan. Olacak iş değildi bu; kaburga kemiğinden yapılan kadının damağın...
...rikintilere konup kendi yansımalarını gagaladı bir süre. Teraslardan sular yerlere damladı. Kadın yağmurluğun şapkasını çıkardı. Güldü. Hava erken aydınlandı ama güneş geç doğdu. Hoş geldin. Çok zamandır bekliyorum. Hoş geldin, h...
...cekti. Sonraları filmlerinde önemli karakterler olarak belireceklerdi. Genç Truffaut, ebeveynlerinin tırmanış saplantısı yüzünden sürekli bir başına kalmaktaydı. Bu durumdan çok sıkılınca mahallenin sinema salonuna takılmaya başla...
...katlı küçük evlerde pirinç yataklardan, döküntü otel lobilerinden, barlardan ve tozlu sokaklardan tüylü melon şapkalar, uzun sakallar ve T-Model Ford'lar gibi modası geçmiş imgelerden bir gerçeklik parodisiydi. Kestone filmleri,...
...Çoğa kalmaz, sokakta alırdı soluğu. Çocuklara diklenirdi. “Ağlamadım lan! Allah’ıma ağlamadım.” Kadın deriye saplanmış cam kırıklarını temizliyor. Genç adamın canı iyice yanıyor. Pınarlarında durmak istemeyen yaşlarını, gözlerin...
...ordu ama içimde bir yerler acıyordu inceden inceye. Yüreğim daralıyordu. Ara sıra ensemi okşayıp “Ne habersin şapşik.” demese beni hiç mi hiç istemediğini düşünecektim. Geçimsiz biriydi. Huysuz. Aksi. Her kafası bozuk olduğund...