..., ne desem, Unutulmuş mu desem, kaybolmuş mu, ah bir bilsem. Kim bilir kaç gündür burada kalmış, Baksana yüzü sararmış, gözü kararmış, Atılmış, kovulmuş, satılmış, belki de aç kalmış, Ah be dilin anlatsa da, ben bir bilsem. Ağla...
“sara” sözcüğü
6 yazıda 19 geçiş bulundu.
sara, sarabande, sarabilir, saracak, saracağım, sarah, saralım, saramagonun... eşleşmeleri dahil edildi.
...ve yine çalışmak..." Seçmenin yarısına yakınının oyunu alıp toplumun büyük kesimini fakir yaşatanların kendi saraylarını itibar kaynağı olarak gördükleri, siyasetin tek hedefinin başta kendi oğulları olmak üzere sermaye sahiplerin...
...ydı, daha gaddar. Sözüm, eli tetiğe sürükleyip insan öldür diye emir verene. Bu yolda öl de, tabutunu bayrağa saralım diyene. Sözüm, faşizmi damarlarına işlemiş dağ magandalarına. Sözüm sağa. Sözüm sola. Sözüm sana, bana, ona,...
...geçilmez parçaları haline geldiği bir dönemdi. Dönemin İtalyan soyluları, gösterişli giysiler ve maskeleriyle saray eğlencelerine katılırlardı. Ağırlıklı olarak tiyatro oyunlarının yer aldığı bu gösterilerde hareketli sahne d...
...ğele bile sürdürmedi Artin'in, provaları gizli saklı yaptılar gelinliği dükkanın baş köşesine başka kumaşlara sararak sakladı. Gelinin ayakkabıları Maraş'tan özel olarak alındı. Nikahtan önceki perşembe günü serildi çeyizi Anit...
...ş, sigara bulutu kaplamıştı her yeri. Henüz kapalı alanda sigara yasağının olmadığı yıllardı. Bıyıklarım dahi sararmıştı sigaradan. O mucizevi sesini duyduğum masaya oturmuştu. Kulağıma üç defa fısıldanan ismimden sonra beni bu de...
...lamamıştı. Efkardan üzüntüden yemekten içmekten kesilmiş, tütün ve çay ile beslenir olmuş epey kilo kaybetmiş sararmış solmuştu adam. Gülik korkuyordu hücceten kalpten gidecek diye. -Herif! İnadın kuruya, benim hatrım yok madem...
...atürleştirerek 'muhabir karikatüristliğin' ülkemizdeki ilk örneğini verdi. İtalya'da Marostica, Yugoslavya'da Saraybosna ve Üsküp şehirlerinde düzenlenen uluslar arası karikatür yarışmalarında ödüller aldı. T.S.Y.D. Spor Karikatür...
...er zincirler Soğukların ortasında temmuz gibiyim Ağlamaya kalksam taşar mı denizler? Bir kahve daha koyuyorum şarabın inadına Yaşanmıyor yaşanmamış bütün aşklarım Ne Semerkant’ta, ne Bağdat’ta. Bilinse boş geçilmez önümden Her...
...O gün daha bir sarıldılar, ocaktaki kömüre, bardaktaki suya Gün gelecek diyordu bir baba, Karşılıklı içeceğiz şarabımızı güneşle, Aramda ne bir tanrı, ne köleyim, Ne de güneşi teselli etmeliyim!