...ü ayakkabı yığını. Cici annemlerin evindeyim. Oğlu Hakan’ın yatağında yatıyorum. Herkes beni seviyor, öpüyor, sarılıyor. Haddinden fazla ilgileniyorlar benimle sanki. Anormal bir durum olduğunun farkındayım. Cici annem yanıma gel...
“sarı” sözcüğü
112 yazıda 159 geçiş bulundu.
sarı, sarıaltın, sarıasmalar, sarıbacak, sarıbacakı, sarıca, sarıdan, sarıkamış... eşleşmeleri dahil edildi.
...ayağımla girdim. Bilmem hangi tarihte bir ana haber bülteninde rastlamıştım. Herhalde o gün kimse İstanbul'da sarı damperlinin altında kalmamıştı ya da hiç bir öğretmen on iki yaşındaki kız öğrencisini beden eğitimi dersinde...
...kaçak girmenin cezası bir daha asla okumamakmış. Bunu onlar gittikten sonra öğrendim. Kollarımı açıp koştum. Sarıldık. Özlemişim. Şeytan, kolumdan tutup beni götürdü. Hayatımın uçurumuna götürdü beni, kolumu sıkıca tutup. Polis...
...bakır yüzlü açmazlar Babalar, oğullar, omuzlar Dağlar dağları yumruklar Atlayalım, beton bacaklarını kaçırma Sarı yetişmeyen çiçek yemyeşil ızgarada Bir şey ıslanmaz koysuz ışıkta Bir bina, gök, bir bina Bebek sarılığı düşe...
...r, aşksızlık ne zor Kendinden kaçakken Elmalar sararmış çıplak beklemekten Ağzına götüren yok Ruhlar soyunmuş sarı, benizler sarı Seven yok, sevişen yok Yazan: Çağrı Öztürk
...de kalakaldım. Çocuklar çoktan pencereye doluşmuş meraklı gözlerle beni izlemeye başlamışlardı. “Çok güzelsin sarı kuş!” “Çocuklar o bir dilek kuşu, dileklerinizi ona söylerseniz gerçek olur.” Sobanın yanında ayağa kalkmış,...
...n üstünde: "Eline merhem olsun. Dostlukla." Kutuda bir altın yüzük vardı, üstüne üç küçük taş gömülmüş parlak sarı bir halka. *** Kutudaki yüzüğe bakarken hatırlayıverdim birden. Doğum günümdü bugün. Üzerine gömülmüş üç taş...
...de olduğu kadar mutlu olduğunu görmek, neşesini kabarttı. Eleni, üşüdükçe Behzat’ın omuzlarına sokulup koluna sarılıyordu. Papaz haçı suya atacağı sırada, mavi gözlerini genç adama dikti. “Hadi sen de atla suya.” Behzat şaşkındı. “...
...i değildi sanki. İncinmiş benliğini söküp atmaya başladı. Önce başındaki kırmızı yazmayı çıkardı, sonra etini sarıp sarmalayan bütün bez parçalarını. Artık sadece o vardı, insan etlerini yakan yağmurun altında parlayan tenine...
...a o yaşamaktan payını almıştı. Bir cep düşmüştü gökten, anneannemin cebi. İçinde ne ararsan bulurdun, bir diş sarımsak, yarısı saklanmış cam şeker, kuruşluklar, kırmızı ipin ucunda bir mühür, sapı bezle sarılmış bir çakı, yıldız...