...ksa uyuyor muydum, emin değilim. Nasıl bir hisle dolu olduğumu tarif edemiyorum. Bembeyaz bulutlar pamuk gibi sarmıştı beni. Gerçekte su buharından başka bir şey değildiler oysa ki. Bir süre tavanı seyredip durdum. Hatalı boya l...
“sarmış” sözcüğü
16 yazıda 16 geçiş bulundu.
sarmış, sarmışken, sarmışlardı, sarmıştı eşleşmeleri dahil edildi.
...okaklarına düşürdüm yolumu. Benim kentim, vatanım, çocukluğum, geçmişim, delice özlediğim… Yabani sarmaşıklar sarmış duvarları, örümcekler mesken tutmuş odaları; her yerde cirit atıyor sinekler, böcekler ve boğucu sıcak kaplam...
...sla ince bir şerit kesiyordum, içindeki kâğıdı kesmemeye dikkat ederek. Şimdi burada, anılarım beni çepeçevre sarmışken, bir arkadaşımdan gelmiş gibi bu zarfı… açamıyordum hemen işte. Sanki içindekileri okuduğum anda acım beni te...
...eriyle kaldırdı ceviz sandığın kapağını. Odayı, yıllardır özgürlüğüne kavuşmayı bekleyen defne yaprağı kokusu sarmıştı. Kurumuş parçalanmıştı yapraklar, eline aldığında un ufak oldular. “Hayatım da böyle ufalandı gitti” diye düş...
..., çelik... Tozu dumanı eksik olmayan, nefes aldırmayan kentlerde hüküm sürmüştü yaşamlar. Koyu bir duman gibi sarmıştı endişeler bedenleri, ne oraya ne buraya ait olan, sistematik ve robotik yaşamların temsiliydi yeni kimlikler....
...di. Sesin sahibi iki parçayı önce kırılan yerlerinden birbirine eklemiş, sonra da bir iple oyuncağın etrafını sarmıştı. Eskisi kadar güzel görünmese de parçaların birleşmesine sevinmişti küçük kız. Bundan sonra ne zaman o yolda...
...mın içine doğru akıyordu. Şoförün lacivert fuları kendini rüzgâra bırakmıştı. Sarışın genç kadın ince boynunu sarmış rengârenk fuları sol yanına almış rüzgârla dans ettiriyordu. Saçlarının özgürlüğü tarifsizdi. Uzaklardaki dağ...
...ği sokaklarda yürüdüm. Çarşı hâlâ aynıydı; tabelalar, markaların logolarıyla donatılmıştı. Telefon dükkânları sarmıştı her tarafı, ama onun dışında sadece eskimişti. Manava, fırına uğradım. Çocukluğumu bilen, beni hatırlayan bir...
...i çay ocağı az ötedeydi. Kalbi yerinden fırlayacak gibi çarpıyordu. Neyle karşılaşacağını bilememenin korkusu sarmıştı bedenini, ruhunu. Vazgeçemezdi. Korkusunun üzerine yürümeliydi. İlk adımı atsa gerisi gelecekti. Geleceğinin...
...ızıyorlar. Az bile söylüyorum.” Başkomiser İbrahim dört bir tarafta yükselen betonların etrafını ahtapot gibi sarmış kule vinçleri sağ eliyle gösterdi. Döndü, caddenin karşısındaki inşaata tepeden bakan kule vinci başıyla işar...