...ar birbirlerini. Yine de toza toprağa karışmış üst başlarını görebiliyorlar, tam susacak gibi olurken yeniden savuruyor kahkahaları hâllerine bakıp. At kuyruklu olanın pantolonu paçasından dizine kadar yırtık, kravatlarsa çoktan...
“savur” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
savur, savura, savurabildiği, savuracağım, savuracağını, savuran, savurarak, savurdu... eşleşmeleri dahil edildi.
...aslan yatar. Aman neyse ne. Sanki ben de Nesrin gibi elimi sallasam ellisi, soyu sopu bellisi, diye saçlarımı savura savura, kıçımı kıra kıra dolaşmak istemez miyim? Sokaklarda insanların bana bakışlarından çok mu mutluyum? B...
...a. Bensiz geçirdiğin kışlar, beni sana el etmiş gibi. Ama şimdi sarılırken gri paltoma tıpkı senin gibi, beni savuruyorsun ara yollarına. Yollar uzuyor, her esinti bir öncekini katlayıp ayaklarımı kesiyor yerden ve fırlatıyor çatıla...
...an taç yapmıştı. Saçlarına usulca yerleştirmişti. Kendini dünyanın en özgür prensesi sanıyordu. Basma eteğini savura savura, papatyaların, gelinciklerin içinde koşuyordu. Rüzgâr saçlarının arasından kayıp, kokusunu, mutluğunu...
...detin bir tezahürü olarak gözleri çakmak çakmak olmuştu. Bir hışımla yerinden doğrulup önündeki masayı kenara savurdu. Savrulan masadan yuvarlanan fesi Baba Hakkı'nın ayaklarının dibinde durdu. Eğilip fesi yerden alan Baba Hakk...
...ebiliyordum. Evet, kıpırdamaktan hareket etmeye geçmiştim. Parmaklarımı aralayıp ellerimi yavaşça ve temkinle savura savura odanın duvarlarına yaklaştım. Elim sonunda duvara çarpabilmişti. Karanlık duvarları yoklaya yoklaya od...
...i gerektiğini söyledi. “Ulan bu nasıl sıfır” diye bağıran Başkomiser merdivenlere yöneldiğinde bir küfür daha savurdu. Arkasından gelen Tuncay’ın gülümsemesi amirinin attığı fırçayla yüzünde donup kaldı: “Gülmeyi kes!” ‘Bu adam...
...e denize düşürebileceği kadının elinden çekti aldı onu. Çevredeki gözlerden yollanan zırh, artık üzerindeydi. Savurabildiği kadar uzaklara attı. Martılar denizin üstünde batıp çıkan koyu yeşil nesneye doğru yön değiştirdiler. - Çanta...
...ır saklananlar zamanın geldiğine karar verip yardımına koşmuş, dilini boşluğa savrulan kılıca çevirmişti. Her savuruşunda dili daha da ustalaşıyordu. Fakat ayakları?.. Bilinmeyene giderken, bunca yılın ustası ne kadar da acemiydi....
...elmişlerdi ki aralarındaki sessizliği Azeri bozdu birden. Beyaz tenini çevreleyen uzun siyah saçlarını arkaya savurdu ve Fulya'nın gözlerinin içine bakarak, alçak sesle "körebe", dedi; yutkundu: "yukarıda sana da körebe oynattı...