...k, şayet insanlığımızı bu denli kaybettiysek, topyekûn kendimizi sorguya çekmeliyiz. Günümüzün muktedirlerine seslenmek gerek, çaldığınız paralar faiziyle sizlerin oldu zaten beyler, oldu da; ülkenin çaldığınız ruhunu, hislerini...
“seslen” sözcüğü
3 yazıda 4 geçiş bulundu.
seslen, seslendi, seslendim, seslendirdi, seslendirdim, seslendirdiği, seslendirdiğinde, seslendiren... eşleşmeleri dahil edildi.
...andığımda onu saçlarımı okşayıp beni izlerken buluyordum, bana sevdiğim kitap ve film kahramanlarının ismiyle sesleniyordu. Okumak istediğim romanları hediye ediyor, kimsenin okumasına izin vermediği yazılarını okumamı istiyordu. Ad...
...Şişeyi yerden alıp mutfağa gitti, buzdolabına koydu. Zil çaldı ısrarla, açan olmadı. Meltem “anne kapı!” diye seslendi, duyan olmadı. Gözlerini açtı tekrar, “anne kapı!” diye yineledi. Kendisi de inanmadı… Gelen amcasıydı, gelen...
...ordu. “Kaç yaşına gelmiş adam, kendisine başka oyuncak bulamamış mı?” diye düşündü Necdet Abi ve Okan’a doğru seslendi; Necdet: Ne yapıyorsun Okan? O terazileri artık kullanmıyoruz… Okan: Günaydınlar Necdet Bey, kullanmadığımızı...
...rusu sahnenin sonu gelecek, yani sahnenin. Şu cümlelere bakan ve içinde senarist ruhu taşıyan insanoğullarına sesleniyorum. Bu sahneyi daha fazla bölmeyin. Ortak yaşam alanımızda ortak bir sahne edinelim. Öyle bir oyun hazırlayın ki...
...önündeydi Abdülkadir Amca. - Anlaşıldı İdris, anlaşıldı. Abdülkadir Efendi, kapısında bekleyen zaptiye erine seslendi ve İdris'in sözünü ettiği o gencin, dertop edilerek derhal karakola getirilmesini emretti. Aldıkları emirle b...
...leri daha fazla ne duymak istiyoruz ne de anlatmak. Kulaklarınıza alışkanlık olsun diye şimdiden, son bir kez sesleniyorum; Günaydın!
...ırlıklara başlarken, ben ise kamyonumla oynuyordum. Görünmez yükler boşaltıyor, yenilerini yüklüyordum. Annem seslendi bana. “Hadi kalk elini yüzünü yıka. Bırak şu oyunu.” “Yıkadım yaa.” diye yalan söyledim. “Yalan söyleme bana....
...vgisi ve Turgut’ un onun yeniden varolacağına olan inancı… “Ben buradayım sevgili okurum sen neredesin?” diye seslenirken Oğuz Atay, bir an Turgut’un sesiyle ayılır gibi oluyor ve dinliyorum: “Tutunamayanların romanı biter mi sizce...
...Titreyen elleriyle silerken gözyaşlarını, az önceki cümleyi sanki o söylememiş gibi çocukça bir gülümsemeyle seslendi: “Burayı hiç sevmiyorum artık!” Ağaçlar arasında yürürken sarılmak istedi onlara. Yere düşen kuru yapraklarda...