...abam gibi. Sıcacık, sevgi yüklü... Bu arada neler anlattığımı merak ediyorsan, endişelenme. Senin de bildiğin şeyler. İki kocaman albüm ve bir poşet dolusu fotoğrafın ortasında babamla baş başayım. Uzun favorileriyle ne kadar...
“şeyler” sözcüğü
310 yazıda 494 geçiş bulundu.
şeyler, şeylerde, şeylerden, şeylerdi, şeylerdik, şeylerdir, şeylere, şeyleri... eşleşmeleri dahil edildi.
...basının daktilosunu yürütüp satarak elde ettiği parayla kendisi gibi sinema tutkunlarının bir araya gelip bir şeyler yapması için sinema kulübü kurdu. Roland Truffaut, ceza olarak üvey oğlunu ıslah evine kapattırdı. Ancak genç...
...Gerçi, en başında beni dibe çeken de oydu.” Eliyle alnına şaplak attı. Bunlar, tanrıya anlatılmaması gereken şeylerdi. Öte yandan, o her şeyi bilmez miydi zaten? “Bilir,” dedi tanıdık bir ses. Eski dostu gelmiş, koltuğun ucuna...
...Ki bir kahkahadan bile bazen fazla sevdirir. Yükün bedeninde değilken yanılgın inanası mı ki? İşte gördük bir şeyleri gözümüz kapalıyken. ‘’Çat!’’ diye çatladı ortasından aksimiz. Kimimiz nazar dedi, kimimiz mezar. Saatler geçm...
...ve hırsından ne kaybedecek insan oğlu. Bizi kurtuluşa götürecek tek şeyi elimizin tersiyle itip, diğer bütün şeylerde mutluluğu ve kurtuluşu veyahut insanın yükselişini beklemek nedir? Nedir çağın en büyük ahmaklığı nereye koya...
...f Stavro da aceleyle dükkânlarını kapatıyorlardı. Babası endişesini gizleyemedi. “Allah hayra çıkara ama kötü şeyler olacakmış gibi geliyor bana.” Antikacı Avel yarım gülüşle mırıldandı. “Ne olacaksa bize olacak, sana da ne ol...
...Zeliha’nın. Oldukça mülayim, sessiz sedasız olan ya da görünen kız, onu süzen, dikkatlice bakıp aklından kötü şeyler geçirenlere karşı engelleyemediği bir öfke kusuyordu aniden. Nasıl mı? Bazen saldırarak, bazen de küfürler sa...
...a cep telefonu geldi. Elini ceketinin cebine attı. Yerinde duruyordu. “İyice eskidi, ama herhalde buna da bir şeyler verirler. Zaten ihtiyacım da kalmadı,” diye mırıldandı. Aylardır umutla çalar diye bir an olsun yanından ayır...
...ızı kalemle çizerdi. Bazen dağınık masanın üzerinde hazır bekleyen kenarları kıvrık defterine hızlı hızlı bir şeyler yazardı. Çoğunluk yırtıp çöpe atardı yazdıklarını. Farklı bir mutsuzluk akardı yüzünden. Burnundan soluduğu b...
...olarak kalır. Asla bitmeyecek, diye kendini hazırlamışken belki, önce sırtına değen bir şey hissedersin. Bir şeyler değişiyordur işte. Göremesen de hissedersin. Sonra aniden gün ışığı… Öyle keskin, öyle duru.” “Tüm bunları ne...