...ftaki odunları toplayansa çaresizce ölümümü kabullenen annem Mürevva.” Lamia ve İklim uzunca bir zaman onları seyrettiler. Ethem, odunları kırdıktan sonra baltayı kütüğe saplayarak eve girdi, Mürevva ise Ethem’in arkasından etrafa...
“seyret” sözcüğü
3 yazıda 4 geçiş bulundu.
seyret, seyretme, seyretmek, seyretmesi, seyretmesinden, seyretmeye, seyretmeyeyim, seyretmeyi... eşleşmeleri dahil edildi.
...nden bu yana geçen üç günün içinde en normali buymuşcasına duyumsuyordum o anları. Kuzeninin taksiye binişini seyrettik üç arkadaş. O ise bize, hiçbirimize, bakmadı. Bindi ve gitti. İlk konuşan Belgin oldu. "Geçmiş olsun" dedi. F...
...elevizyonu açık, sobalı odada ödevini yapan, kaçamak bakışlarla televizyon seyreden ilkokul çocuğu gibi; seni seyretmeyi ihmal etmiyordum. Kollarını kavuşturmuş, omuzlarını yukarı kaldırmış, küçülebileceğin kadar küçülmüştün. Ayağ...
...: “Aman aman. Ben de ölüp bitiyordum sanki senin için.” Bazen salonda olduğumu, duvarın köşesine büzüşüp sizi seyrettiğimi fark ederdiniz. Kavgaya ara verip beni başınızdan defetme derdine düşerdiniz. “Odana geç Ercan. Dersini bitir...
..., bir iki biber olduğu günler de olurdu soframızda. Babaannem seslenmeden girmezdim içeri. Sokaktan geçenleri seyretmek hoşuma giderdi. Köşede yatan aksak köpeği kovalardım bazen. Kaçarken gözlerinde beliren ürkekliği izler, sonr...
...titreye okula doğru koşuyordu. Elinde tuttuğu bir tutam kâğıdı sallaya sallaya sınıfa girdi. Dikkatle babamı seyretmeye koyuldum. Benim otoriter babam, derse geç kalan bu çocuğa ne yapacağını merak etmiştim. Çocuğu karşısında gör...
...edim, ne yedim ve ne içtim, neler okuyup düşündüm; bunlardan da bahsetmeyeceğim. Işıkları yakmadan televizyon seyretmek, sabah olduğunu anlamaktan ziyade birilerinin varlığını hissetmek için perdeleri aralamak, masaya iki tabak v...
...vermek üzere. Sevgili kardeşim, bu satırları okuduğunda bil ki ruhum, saatlerce bir bankta oturup manzarasını seyrettiğimiz denizin soğuk sularında çoktan özgürlüğüne kavuştu. Mektubumun başında da belirttiğim gibi sevgim bir hastalı...
.... Gökyüzünün rengine bakılacak olursa güneşin doğmasına az bir vakit kalmıştı. Üst kata çıkıp camdan dışarıyı seyretti. Yağmur yağıyordu, sessiz. Fazla kalmadı camın kenarında, aşağıya indi ve tartışan iki adama rastladı. Oralı...
...ını görebilmiştim. Başkası var diye yerime ihanet edecek değildim. Birkaç metre ilerisine yaklaşıp, dalgaları seyretmeye başladım. Her dalga hayatın bir tokatı gibiydi. Vurdukça kendime geldim. Bu duyguyu seviyordum, bana yaşadığı...