...nce) fırçaladığım dişlerime bakarken de. Sonra meşhur Pino Silvestre’yi boynuma her zamankinden biraz daha az sıkarak çıktım dışarı. Çay Bahane’nin kapısından içeri girer girmez Münevver’in yüzüne çarptı gözüm. Heyecandan kalp...
“sıkar” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
sıkar, sıkarak, sıkardım, sıkarken, sıkarlardı, sıkarım eşleşmeleri dahil edildi.
...besi daha edinememiştim ama kanlı canlı bir dövüşü izleme tecrübesini kısa günün kârı bilip başımdaki kravatı sıkarak eve doğru yollandım. Sayı: 68
...lecek çeşitli hazineler bulunurdu; ama asıl önemlisi, cadde boyunca görülecek çok şey olmasıydı. El pompasını sıkarak şişelere kolonya dolduran bir manifaturacı, manifaturacının vitrinindeki parmak bebekler, renk renk ojeler, r...
...der, paleti temizler, fırçaları tinerlerim. Tuvale bakıp devam edeceğim yere odaklanır ve ona göre taze boya sıkarım palete. Karışımları yapar, çalışmaya başlarım ki aklıma çamaşırlar gelir. İnat eder, asmam onları bir süre. T...
...a girmeyeceğim. Daha önce hiç görmediğim, tanışmadığım onlarca insan gördüm cenazede. Hepsi taziye için elimi sıkarken babama ne kadar çok benzediğimden bahsetti üzüntülü gözleriyle, yaşı benzemesin diye de eklediler. İnsanların...
...dızlara denk düşer mi bastırınca karanlık ürker mi kediler beklemek binlerce yıllık deliliği geldiğinde tutup sıkar mı kalbimi halet-i ruhiyem de merdümgirizlik sağır ellerim ile yokladığım nefesim kayıptır, hükmü yoktur ve a...
...ini yüzüne indirdiğinde, ona dokunacağım anı hayal ederim. Tepeye çıktığı zaman naz ateşleriyle kavurur beni. Sıkarım dişimi, 'Sana ulaştığımda bana çektirdiklerin tatlı bir anı olarak kalacak.' derim kendi kendime. Tek damla s...
.... Babamı şaşkınlıkla izliyordum. O adam benim babam olamazdı. Çocuğun ayaklarından çıkarttığı ıslak çorapları sıkarak sobanın borusundaki demire astı. Babama karşı yoğun duygular beslemeye başlamıştım. Bir tarafım ona kızarken...
...slihan ÖNCEL "Tamı tamına bir yıl oldu" derken sesi titriyordu, sağ eliyle sol kolunun omzuna yakın bölgesini sıkarken, Perihan Hanım'ın. Karşısında, haftada en az üç gün görüştüğü ve dertleştiği, kendisine dost bildiği komşusu...
...eydi. Çünkü mucize hayatın ta kendisiydi. *** Puslu bir keşmekeş Sus pus ederek kemirir beynimi Ve kerpetence sıkar Durmaksızın yalpalayan bedenimi O parası geçmeyen sahiplere 'Bir gün!' ümidiyle merhaba Ah! İlelebet saadet v...