...bı, mücadeleyi nasıl verdiğimize bağlı. Zorluklarla mücadele şekli, zihnin nasıl ilerleyeceğini belirler. Her sıkıntıda yere düşüp kalkmamak mı, yoksa yere düşmeyi kalkmak için bir fırsat olarak görmek mi? Hayat her zaman düşündü...
“sıkı” sözcüğü
70 yazıda 98 geçiş bulundu.
siki, sikik, sikimde, sikip, sikişsiz, sıkı, sıkıca, sıkıcı... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...bu dünyada kendi iradesiyle bir varoluş amacı bulması beklenecekti. Başlangıçlar ve sonlar görecek, 'arzu ve sıkıntı' hâllerinde bir sarkaç gibi gidip gelecekti belki de Schopenhauer’un metaforundaki gibi. Ancak belki de bu dü...
...bu kişi için. Yaşama provaları, her an bizimle birlikte ilerleyen deneyimlerdir. Öyle ki, belirli bir rutine sıkışıp kalan zihinlerimiz bu provaları kendiliğinden oluşturma eğilimi de gösterebilir. Uzun zamandır mutlu olamıyor...
...lıktır artık, neler oldu sana böyle, iyiydik biz demiştim en son, ne salakça bir laf, deniyor işte bilemedim, sıkıcıyım ben, sanırım öyleyim. Öyleyim. Şoförümüz çay ve ihtiyaç molası verdi. İhtiyaçlarım için yarım saatlik mola ye...
...du, öyle uzaktı ki o zamanlar. Metrodan henüz çıkmış olan bir grup sevimli rahibe kollarıyla göğüslerine sıkı sıkıya bastırdıkları kutsal kitapları ve gri eteklerinin altına giydikleri uzun beyaz çoraplarıyla San Pietro'ya doğ...
...ta değişen vardiyayı kendimize göre ayarladık. Hiç olmazsa, kendimize de zamanımız olsun istiyoruz. Patron da sıkıntı etmiyor, ne de olsa her şey yıllardır tıkır tıkır işliyor. Ta ki bugüne kadar. Ben Derman. İstanbul gibi bir...
...ıştı. Bu tayin işine öyle içerledim, öyle içerledim ki, üniversite dâhil tüm eğitim hayatımı içine doğduğum o sıkıcı taşra kentinde geçirirken, bana hep "ben de bir gün gideceğim buralardan" dedirten Olcay'ın o ani gidişi oldu...
...a kendisini kanıtlayacak bir yer aramaktadır. Ancak bu büyüme isteği kısa süre içinde ona hayal dahi etmediği sıkıntılar yaşatacaktır. Fantastik edebiyat hayranı olmayan okuyucuların bile bir şans vermeleri halinde Yerdeniz Büyücü...
...ma çay ve peynir ekmekle aceleyle de olsa bir şeyler atıştırıp çıkıyordu evinden. Pencereyi açtığında rüzgâr, sıkıştırıldığı yerden bir boşluk bulup yüzünü tokatladı. “Bu nasıl bir soğuktur böyle.” Diyerek birkaç saniye sonra kapatmış...
...gibi. Bu düşünce küçük bir ürperti olarak yüzümü yaladı, alnımdaki bebek saçlarım dikleşiyordu ve önümü daha sıkı kapattım. Kaybedeceğim hiçbir şey yokmuş gibi bunca süre bu aşk denen oyunu oynadığım için özür dilerim. Seni...