...şıyordu. Ağlayan çocuklar, ölen insanlar, yok olan şehirler ile dolan anıları eski anılarının yerini almıştı. Sıkış sıkış konteynır evlerin, boya ve metal kokan çevrenin, yağmur yağdığında çamur deryasına dönüşen sokakların,...
“sıkış” sözcüğü
4 yazıda 6 geçiş bulundu.
sikişsiz, sıkış, sıkışan, sıkışanlar, sıkışarak, sıkışma, sıkışmalar, sıkışmaya... eşleşmeleri dahil edildi.
...açlarını düzeltip Elif’i süzüyordu. Her fırsatta sözlüsünün elini tutmaya çalışmasa, kıyıda köşede öpmek için sıkıştırmasa idare edecekti aslında, Elif… “Artist bozuntusu yaa! Sulu sulu konuşmaları falan… Ne oğlum bu havalar. Okulda...
...gözlerimi aralamaya çalışıp, tekrar dalıyorum. Kız uyanıyor, memeyi veriyorum kuş gibi açtığı ağzına. Kalbim sıkışıyor ve her defasında öleceğimi sanıyorum. Bizim ailenin kadınları kırklarını göremiyorlar, kalbim diyorum. Kalbim...
...iş tavandaki girintileri sayıyordu. Sayma işi bitince… -Şşt beni dinleyin. Şu yazar bozuntusu tuvalete kaçtı. Sıkışmış olmalı, bana kulak verin. Ben kim miyim? Okuduğunuz hikâyenin ana karakteriyim. Dediği gibi sayma işini bitir...
...değil ki. Tenha bir sokağa bakan minicik pencere önünde dikiliyor bir süre. Tek kişilik odasında, bir köşeye sıkıştırılmış gibi duran tek kişilik masanın yanında minicik bir sandalye… Hemen çekiyor onu camın önüne. Yoldan akıp giden...
...ayfalarda kanatlanıp uçtu göçmen kuşlar gibi. Parmakları gömleğinin yakasında dolaştı. Kravatı gevşetmesiyle, sıkıştığı yerden kurtulan duygular başköşeye oturuverdi; dudaklarının kenarına. Rakı şişesi yarılandığındaki gülümsemey...
...laşıldığını anlayan biri gibi “Yok abim, bakma sen bana. Sigarayı biri görecek diye korkuyorum.” Sonra aklıma sıkışmış olabileceği de geldi. “Çişin mi geliyor? Hızlı hızlı yürüyorsun.” Mesut açıklama yapmaktan bıktığını nezaketl...
...dan. Karşı taraflarda görülen birkaç uzun binaya göre yedinci ya da sekizinci katta olduklarını hesaplamıştı. Sıkışmıştı ama "tuvaletim geldi" demeyi acizlik göstergesi sayıyor, susuyordu. İçeri bir sürü adam girdi çıktı, konuşmal...
...uçtum. Sonundaysa boş bir bankın en sağına oturdu. Ben de hemen önünde çakıllara kondum. Bomboş bankta, sanki sıkışmışçasına oturuyordu. Kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu. Kaldırımda dolanır gibi yapıp, çaktırmadan yakı...
...na eğreti oturmuş, kirmeniyle yün eğirirken ara verip kefen parasını saydıktan sonra çıkınına sarıp, kuşağına sıkıştırıyor. “Neyse,” diyor. “Yarın öldüğüm yok ya. Yeniden biriktiririm.” Ara sıra dışarıdan sesler duyuyor, merakla kaf...