...başka seçeneğim yoktu. Öncesinde tek şeye ihtiyacım vardı, hazır olmalıydım. Ayakkabılarımı sıkıca bağlayıp, sırtımdaki çantanın ağırlığını hissettiğim o ilk saniyede anlamış ve kabullenmiştim. Benimkisi bir yalnızlık masalıydı,...
“sırtı” sözcüğü
15 yazıda 15 geçiş bulundu.
sırtı, sırtım, sırtıma, sırtımda, sırtımdaki, sırtımdan, sırtımı, sırtımın... eşleşmeleri dahil edildi.
...larının ucuna basa basa çatı kapağına kadar yürüdü. Kapağı yerinden dikkatlice kaldırarak çatı arasına girdi. Sırtındaki çantayı yere indirip içindeki gemici fenerini çıkardı ve fitilini ateşledi. Yanan feneri eline alıp etra...
...hneyi, belki de bir gün tüm bu ihtişamının sona ereceğini bildiği içindir. Şimdi ise tüm yük masum aydınlığın sırtında… ...insanlar deliye döndü bir anda, inanılmaz bir şeydi bu doğrusu. Her yer toz duman, gök olabildiğince kara...
...ana anlatsam nasıl hissettiğimi merhamet eder bağışlarsın belki beni. "Sıkıldım" demişsin soranlara, vermedim sırtını yere "sıkıldı benden, haklı" dedim. Ellerini ovuşturanlar mı istersin gözlerindeki pırıltıları saklamaya gere...
...kmek geldi. Ayağa kalktı ki sırtında bir acı hissetti. Ardından silah sesi ile birlikte bir acı daha saplandı sırtına. Dizlerinin üstüne çöktü. Yeterince kurşun yarası almıştı. Ancak son iki tanesi diğerlerinden farklıydı. Merm...
...lazım, aksi halde o dili kesiverirler. dedi. Çiçili İdris bir şeyler söylemeye çalışıyordu ama babası Rüstem, sırtını göğsüne dayamış, bir eliyle belinden kendine doğru çekerken diğer eliyle de ağzını sıkı sıkı kapatmıştı. Bund...
...im bile rahatsız olacağım seviyedeydi. Baraja doğru yürüdüm. Yaklaşık beş kilometrelik bir mesafeydi. Ceketim sırtımda değildi ve ben alenen titriyordum. Çevreye yaydığım enerji pek iyi olmasa gerek, kediler ve köpekler bile ben...
...mekanda karşılıklı oturup hasbihal ettiğim insana ve onun düşüncelerine itibar ederim. Hayat mektebi bana da, sırtını yaslayabileceğin ve zor zamanında seni ardından hançerlemeyecek insanların çok nadir ve değerlerli oldukların...
...lıkçı teknelerinden fazlasıyla nasiplendiği, üzerine çökmüş rehavetten ve küp gibi şişmiş göbeciğinden belli, sırtını, kulenin yaz güneşiyle ısınan taş duvarına dayamış, mırıldaya mırıldaya kestiren bir sokak kedisinin keyifli...
...açık bir konu olmakla birlikte çok da mühim değildir. Lakin inandığım düşünce şudur ki; her insanın hayatında sırtını güvenle dayayabileceği bir koltuğu olmalıdır.