...itrediğimi fark etmesin Allah’ım. Ne olur titrediğimi fark etmesin. -5- Burada kaçıncı buluşmamız bilmiyorum. Sırtımı ağaca yaslamışım, bacaklarıma uzanmış başı okşuyorum, saçlarına dokunuyorum. “Salih” dedim. Gözlerini açmadan...
“sırtım” sözcüğü
7 yazıda 11 geçiş bulundu.
sırtım, sırtıma, sırtımda, sırtımdaki, sırtımdan, sırtımı, sırtımın, sırtımıza... eşleşmeleri dahil edildi.
...eden ruhumun yok oluş ihtiraslarını durduramıyorum bu gece. Eksik bir yapboz parçasının tam ortasında olmak. Sırtımı sıvazlayan çimenlerin nemli soğukluğuna uzanarak gördüğüm güneşin sıcak ve parlak merhabasına şahit olmak, he...
...m. Ve her şeye rağmen Başımın üstünde taşımaya çalışırken hayatı Kuş tüyü kadar hafif âdemoğlunun Zıpkın gibi sırtıma saplanma çabasını görünce Aşk olsun diyecektim de Fırsat vermediler işte... Sonra Rose vardı bir de Kurşun gi...
...şte bu zafer ve yenilgiler arasında bulunan ince ip üzerinde yürüyen zihnimiz, eğer gerekirse ilaç yardımıyla sırtımıza bir ton yük yüklenerek ve bu ince ipi asfalt yola çevirerek, yolun karşısına geçmek için uğraşıp duruyor. Zan...
"Ölüm yaşamın zıttı değil, parçasıdır." - Haruki Murakami Okuldan çıkmıştım. Sırtımdaki çantanın ağırlığı ile ezilmiş bir hâlde, yağmakta olan yağmuru ve hafta sonu tatilini düşünüp sevinmeye başlamıştım. Yağmur, oldum olası mutlu...
...başka seçeneğim yoktu. Öncesinde tek şeye ihtiyacım vardı, hazır olmalıydım. Ayakkabılarımı sıkıca bağlayıp, sırtımdaki çantanın ağırlığını hissettiğim o ilk saniyede anlamış ve kabullenmiştim. Benimkisi bir yalnızlık masalıydı,...
...lerden bir nem elinde kırkbeşlik tam karşımda ki vursa alnımdan ağrımayacak dizlerim göçeceğiz bu yaylalardan sırtımı ürpetmeyi bekleyen nefesin pahalı bir tabloda geçiyoruz bütün bu tozsuz yollardan devletin gazabından korkuyo...
...esilsem sütten artık mesela annemi özlemesem ya da sensiz yaşayabilsem "sersem!" sus artık anlaşılmayan ruhum sırtımda karnımda kelebekler ölüyor sesim sessizce sızmakta bırakma
..."Fazlasını beklemiyorum zaten küfeliksin" B Otele önce ben gidiyorum her seferinde, kapıyı kapatıp yaslıyorum sırtımı duvara görevlinin ayak seslerinin koridorda uzaklaşmasını dinliyorum, odaya bakıyorum uzun uzun aklıma kazıyo...
...Lakin yok bir çare gelip geçen fırtınadan Geçiyoruz deli gibi koşan atlardan. Ağlamadan gülmüyormuş kimseler Sırtımda derin bir yara. Kıvılcım kopuyor hançeremden. Yanıyor saçlarım kovuluyorum Kayser’den. Ben atmışım zaten Rapu...