...i… Oysaki her kaçış daha bir yakalanmaktı, daha bir yakınlaşmaktı… Omzunda çapraz astığı bir postacı çantası, sol elinde siyah bir şemsiye vardı. Boşta kalan elini caddenin köşesindeki durakta bekleyen taksi şoförüne kaldır...
“sol” sözcüğü
104 yazıda 150 geçiş bulundu.
sol, sola, solacak, solacakları, solacaksın, solan, solar, solarken... eşleşmeleri dahil edildi.
...benliğini bulmuş elmayı Bilinmez son kez mi çizeceğim yüzünü, Son kez mi binecek gök, tepeme Saçlarımın çiğ, soluk sarısına. Yasaktır bizim bu uzak ağacımız Sonra yedi milyar kez yabancı, Sonra kaburga kemiğinden bir sancı....
...ilişlerinde kolonya ve tükenmez kalem Beden eğitiminde iyi koşamaz Spor ayakkabı yerine keten Resimde renkler soluk Yağlıboya yerine üstübeç Müzikte abladan kalan eski flüt Cebir yerde yüzüstü anca beş Türkçe, fen, tarih masa...
...emir vermiş gibi maskeyi alelacele taktı. Aynanın karşısına geçti. Maskenin sağ tarafını biraz yukarı çekti, solu da birkaç milim aşağıya. En küçük düzensizliğe tahammülü yoktu. “Madem takmak zorundayız, bari düzgün takalım...
...n karakterle birlikte içimiz donar. Dışı harlanmış sobanın başında ısınırız, dik yamaçları tırmanan dağcı ile soluğumuz kesilir, karanlık mağaralarda nefessiz kalırız adeta. Kızıl sıcak çölün ortasında kalakalırız kahramanla birl...
...paketi aldı. Minik parçalara bölerek misafirlere ikram ediyordu bu simitleri. Mis gibi kokuyordu etraf. Sonra sol köşeden Naci amca ortalığa attı her zamanki gibi bir sorusunu: “Eski dilde bulunmama durumu, yokluk. Altı har...
...diği Yazılanın silindiği Bir gelgitler düzeni İki uç arasında salınıp duran Bir aşağı bir yukarı Bir sağa bir sola Şuraya ya da buraya Sağanaktan sonra el ele tutuşan Güneş ile gökkuşağının Isıtırken kar toplayan Güneş ile a...
...ir denizin dibiydi girdiği. Evet, bir denizin dibiydi girdiği. Sesi boğum boğum, ayakları kuyruk, kolları ise solungaç gibiydi. Çırpınıyor, ayakları taşa elleri ise birbirinden anlamsız farklı canlılara değiyordu. Tatlı bir su i...
...ir denizin dibiydi girdiği. Evet, bir denizin dibiydi girdiği. Sesi boğum boğum, ayakları kuyruk, kolları ise solungaç gibiydi. Çırpınıyor, ayakları taşa elleri ise birbirinden anlamsız farklı canlılara değiyordu. Tatlı bir su i...
...rakları olanca yeşillikleri ile güneşin ışıklarını yansıtıyor, içimi sıkan ne varsa dağıtıyor. Odanın sağında solunda birkaç parça lego, kanepenin kenarına sıkışmış bir kitap, sehpanın üstünde akşam çayının bardakları. Aklıma b...