...a, yüzü ay. Kırıklıklar asıl beni yoran. Buruk vedalar, sinmeden içime kadar; bir çiçek doğar gün görmeden ve solar gün dolmadan. De ki sevdalar zamanla olur, de ki sev, zaman durur. Beklese veda, saman olur yanar tutuşur. Pe...
“sol” sözcüğü
104 yazıda 150 geçiş bulundu.
sol, sola, solacak, solacakları, solacaksın, solan, solar, solarken... eşleşmeleri dahil edildi.
...ğımız ev -ki evim demeye dilim varmıyor, çünkü bunu hiç hissedemedim- içindeki eşyalar, o eve has koku, hatta soluduğum hava; eşikten adımımı attığım ilk andan itibaren bana oldukça yabancı geliyor. Ve bu yabancılığın üstesinden...
...prakta hatta asvaltta dahi filizlenebilen bir çiçektir ne de olsa. -Güzel cümle bu bak… Yaz bir kenara. Sağda solda ben buldum dersin. Kim bilecek ?- Çobanın (Ercan Kesal) karşısına oturup babaları hakkında bir şeyler duymayı...
.... Lale motifleri bu kapıda çok işlenmiştir. Lale tasavvufta Allah’ı temsil eder. Kapının iç kısmında sağda ve solda olmak üzere iki denge sütunu bulunmaktadır. Bu sütunlar 1939 Erzincan depremine kadar dönmekteydiler. Caminin...
...ürürcesine- hep çalıp durdular eski bir radyoda, -dalga gibi- boğarcasına. Saat gibi, ritim gibi, peşimdeler. Solgun tenime güneş çizik atmış -ustura gibi- kanatırcasına. Ellerim söyledi bana da, Kıskanmış tüm ölümleri bedenim...
...n gidince düzelmedi hiçbir şey haberin ola. İnsanlar kirli; düşünceler, duygular, niyetler kirli. Hâlâ kirli. Soluduğum havayı da kirletmişler, kendilerini de. Ey İstanbul, burnun havada falan ama niye bırakıp gitmiyorsun bizi. T...
...rtlağımda bir tane üzümle Yığılıp sarındığım an toprağın içine Bir zemheri gelecek bağlara ve üzümler Kararıp solacak çürür bir biçimde O gün şaraplar dolup taşacak Obur kralların ölü gırtlağına Kalsın güzelim sırtımdaki bıçak...
Evden çıkmak üzereydi. Bir an tereddüt etti. Sağına soluna baktı; pas atacak kimse bulamayan gard gibi şöyle bir kendi etrafında döndü. Kapının kolunu bırakıp geri salona yöneldi. Kendi kendine konuşmaya başladı: “Bugün işe gi...
...Doğuştan küçük ellerim Yetişemiyor şehrin yazgısına. Bir deli İstanbul’la oturuyoruz şimdi Dindi yağmurları, soluklanıyor penceremin camı Nefes alıyor şehir, yorgunmuş meğer gözyaşları Nasıl anlatayım seni ona derdi büyük kendinden...
...na bir revolver verin hakim bey Altı dileğim olsun, kalemim sağlamken Durulsun sokak bağrışmaları Şu göğsümün sol üstünde yazan Mahkum numaramı hatırlamasın kimse Yoksa anlatacağım nasıl bağlandığımı Parmak aralarından görü...