..., yığın yığın dertlere boyanmıştık; ürkektik, sahipsizdik. Yoktu yöremizde ‘biz’e benzeyen. Neden kimse huzur soluklamıyordu sahi? Ne ufka bakıp yoğrulmak ne dalgaların ritmine kendini bırakmak ne gökyüzünde kayan bir yıldız aramak ne...
“solu” sözcüğü
6 yazıda 6 geçiş bulundu.
solu, solucan, solucana, solucandan, solucanlar, solucanlarla, solucanlı, solucanı... eşleşmeleri dahil edildi.
...llarımı bacaklarımı salmış, Uzayda salınıyorum Bir sağa, bir sola Bir Venüs’e, bir Mars’a Sağımda sen varsın; Solumda soğuk, cansız koridor Sen kollarını bacaklarını çekiyorsun Otobüs inadına sallanıyor ama Ben bir uçuyorum Bir...
...yok Bu suçlarla bu dünyadan çıkmak yok. Yok, yok, yok… Yok olmak için bunca neden varken Dişi ejderha ensemde solumalı, Atlar koşmalı delice Venedik'ten. Bırakalım düşleri Suçlu bulunursam günün birinde Mil çekilsin gözlerime, e...
...ehir taşra, dağ göl ova. Coğrafik değil ya da siyasi; yaşanmışlıklarındandır taşralıkları. Büyük şehir havası solumamış, tutmuş nefesini il sınırında. Çiçekleri solmuş ya da solmamış, her çiçek ezilecektir ayaklar altında. Sarılı...
...anmış can suyunu esirgeyen de. En önemlisi de; dört mevsim yeşil kalan mis kokulu çam ağaçlarıyla, hemencecik soluveren insanları ayırt etmekmiş.’ Yazan: Cansu Öztürk
...runlarınızı bambaşka bir dilden ve başka bir bakış açısıyla okumak istiyorsanız, tam size göre bir kitap. Bir solukta okuyup bitiverecek ve yazarın diğer yazılarını merak etmenize sebep olacak.
...in Üzerimizden kaç bahar Ve kim bilir kaç aşk geçti Gökkuşağının altına denk geldik mi bilmem Ama aynı havada soluklandık seninle Ve aynı güneşte ısındı ellerimiz, Gelmedin. Yokluk çığlığı sarınca hücrelerimi Düşlerimde sana seni a...
...yakın büfeler ekmek poşetleri içinde, hiçbir kuşluk vakti dünyanın sonuna varmadı gitti diye hayıflandım bir soluk. 3. sonra çocuk ekmek almaya çıktı sabaha karşı caddeler çiçek cesetleriyle dolu aldı yürüdü sızı, incecikti,...
...gördüğüm ilk simitçiye doğru koşar adım ilerlerken, işittiğim dalga sesleriyle rüzgarın birleştiği bir havayı soluduğum için hafif hafif dönüyordu başım. Yolun karşısındaki yaşlı söğüt ağacının altında, yağıp yağmamak arasında gi...
...emin "Uçurursun yavrum çıkma onunla." sesi bile yetişememişti ardımdan, sonra ilk gördüğüm arkadaşımın önünde soluklandım. Top şeker yiyor zannediyordum, meğer sindirimine dahi başlamış, ben daha oyun teklifimi yapamadan şekerin ta...