...klenmedik bir şekilde sonu görünmeyen yollara sürüklemesini ve tam da bunun farkına vardığımız noktada durup, soluklanıp düşünmemiz gerektiğini işledik. Verilen emek ve harcanan zaman hiçe sayılıp geri mi dönmeli, yoksa devam edip...
“solu” sözcüğü
6 yazıda 6 geçiş bulundu.
solu, solucan, solucana, solucandan, solucanlar, solucanlarla, solucanlı, solucanı... eşleşmeleri dahil edildi.
...ICQ vardı, "çet"leşiyorduk. Deniz sık sık Türkiye'ye geliyor, bende kalıyordu; ben de hemen her yıllık izinde soluğu İngiltere'de onun yanında alıyordum. Yıllar geçti bizim arkadaşlığımız geçmedi. Facebook çılgınlığının başlad...
...benliğini bulmuş elmayı Bilinmez son kez mi çizeceğim yüzünü, Son kez mi binecek gök, tepeme Saçlarımın çiğ, soluk sarısına. Yasaktır bizim bu uzak ağacımız Sonra yedi milyar kez yabancı, Sonra kaburga kemiğinden bir sancı....
...ilişlerinde kolonya ve tükenmez kalem Beden eğitiminde iyi koşamaz Spor ayakkabı yerine keten Resimde renkler soluk Yağlıboya yerine üstübeç Müzikte abladan kalan eski flüt Cebir yerde yüzüstü anca beş Türkçe, fen, tarih masa...
...emir vermiş gibi maskeyi alelacele taktı. Aynanın karşısına geçti. Maskenin sağ tarafını biraz yukarı çekti, solu da birkaç milim aşağıya. En küçük düzensizliğe tahammülü yoktu. “Madem takmak zorundayız, bari düzgün takalım...
...n karakterle birlikte içimiz donar. Dışı harlanmış sobanın başında ısınırız, dik yamaçları tırmanan dağcı ile soluğumuz kesilir, karanlık mağaralarda nefessiz kalırız adeta. Kızıl sıcak çölün ortasında kalakalırız kahramanla birl...
...ir denizin dibiydi girdiği. Evet, bir denizin dibiydi girdiği. Sesi boğum boğum, ayakları kuyruk, kolları ise solungaç gibiydi. Çırpınıyor, ayakları taşa elleri ise birbirinden anlamsız farklı canlılara değiyordu. Tatlı bir su i...
...ir denizin dibiydi girdiği. Evet, bir denizin dibiydi girdiği. Sesi boğum boğum, ayakları kuyruk, kolları ise solungaç gibiydi. Çırpınıyor, ayakları taşa elleri ise birbirinden anlamsız farklı canlılara değiyordu. Tatlı bir su i...
...rakları olanca yeşillikleri ile güneşin ışıklarını yansıtıyor, içimi sıkan ne varsa dağıtıyor. Odanın sağında solunda birkaç parça lego, kanepenin kenarına sıkışmış bir kitap, sehpanın üstünde akşam çayının bardakları. Aklıma b...
...ni duvara fırlattığın masadaki gondolun yenisini de yere çarpmak için can attın. Ellerin titredi. Kesik kesik soludun. Yine tansiyonun çıkacak, yine başın ağrıyacak. Ben yanında olmadığım için belki de buz torbasını kendin basa...