...rdım. Bu gece şansım yoktu, sistem oynamama rağmen kuponum yatmıştı. Sadece Beşiktaş maçını tutturabilmiştim. Sonuçlara baktığımda kafam çok güzeldi, saat ikiyi geçiyordu. Buzdolabında rakım vardı. Uykuluk niyetine bir tek fondip...
“sonu” sözcüğü
119 yazıda 145 geçiş bulundu.
sonu, sonuca, sonucu, sonucudur, sonucum, sonucuna, sonucunda, sonucundan... eşleşmeleri dahil edildi.
...üstümden. Yerden kalkıp kanayan dizlerimi silerek yürümeye devam ettim. Yıkık evin yanındaki yonca tarlasının sonunda bir mezar gördüm. Mezarın kafasından kan sızıyordu. Mezarın tepesinde bir karga sessizliği yararak uçmaya baş...
...n oyununda. Tüm zamirleri ve sıfatları yok etmek gerekir Sana seslenmek için sana koşmak gerekir. Bir ormanın sonunda Deniz kıyısında güneşlensin ceylan Omzunda öpücükler Selamlayan bir güneş Ve gölge eden bir adam Ah ne zaman...
...sahipti. Gaumont'un toparlanma süreci 1. Dünya Savaşı'na denk geldiğinden geç oldu... 10 senelik Geçiş Dönemi sonunda, sinemada iş bölümünün belirmesi, uzun metrajın standartlaşması artık Nickelodeon'lardan daha büyük olan Sine...
...şuşturduğunu görünce telaşlandım. Tanımadığım birini merak edeceğim hiç aklıma gelmezdi. Aksilik bu ya, hafta sonu girmişti araya. Nefret ettiğim ilk iş gününü iple çekiyordum. Pazartesi sabahı her zamankinden erken yola çık...
...evinmemişim… Terk’i diyar eylemek nedir, Sen yanımdayken. Bu gözler hep gülsün, ölmek için henüz erken! Nasıl sonu düşlerim, Seni bu kadar severken? Şimdi karşımdasın ya! Ben hiç görmemişim… Olmaz sevdalara gebe kalmış kalbi...
...ce olması gereken yere dönmesi için doğruluyorum. Zira bugün, yatağımda derin düşüncelerle boğuşabileceğim ve sonunda boğulabileceğim bir gün değil. Erken saatlerde uyanmak zorunda olduğum sabahlara bir küfür savurarak, çıplak...
...cesaret göstermeden bunları asla göremezsiniz, o yüzden de inanmazsınız. Sonra öyküsüne devam ediyor. Ormanın sonuna kadar geldi, şimdi karşısında upuzun bir çöl var. Güneş tüm vücudunu kavururken gözleri ileride bir vahaya ça...
...giderdi gözleri. Bedeni iyice küçülür, kamburu çıkar, sesi titrerdi. Beni kucağına çeker sıcacık sarardı. Yaz sonuna doğru çok heyecanlıydı. Şarabından büyükçe bir yudum alıyor, ardından dudaklarını yalayıp saçlarımı öpüyordu....
(Bu bakire bir fahişenin, Fahişe Mozita'nın öyküsüdür, sonu olmayan, asla bitmeyecek olan...) "Aşk karın doyurmaz derler, hakları var, doyurmuyor. Neyse ki benim karnım değil, kalbim aç," der Mozita. Artık lal olmuş bir dild...