...çine doğru kapanmaya meylediyordu. O eğilme kalıcı oluyormuş zamanla. Bir şeyi tutamamak ne kötü. Bir çatalı, tabağı, bardağı. Her şeyden vazgeçtim, zayıflıktan bir deri, bir kemik kalsa da elinizin içini yüzünüzde şöyle bir g...
“tabağı” sözcüğü
9 yazıda 12 geçiş bulundu.
tabağı, tabağıma, tabağımdakileri, tabağımdan, tabağın, tabağına, tabağında, tabağındaki... eşleşmeleri dahil edildi.
...tıkça büyüyormuş hissi uyandıran takma dişleri vardı dedemin. Şimdi nasıl konuşacak diye düşünürken ninem bir tabağın içine doldurduğu suya pamuk batırıp dedemin dudaklarına bastırıyordu. O gün ve orada kaldığımız günler boyunc...
...ın sesini duyar gibi olmuştu. Evet, oydu. Ağlıyor muydu yoksa? Hışımla mutfak penceresine yönelirken elindeki tabağı düşürmüş, kırık parçalar dört bir yana savrulmuştu. Fark etmemişti bile. Kızı, biriciği, adamın kolundan çeki...
...sormayı düşündüm. Ama o akşamdan sonra Handan abla özüne dönünce cesaret edemedim. Annemin yumurtasını soyup tabağına koyuyorum. ‘Mevsimi değilken almayın şu domatesi; ne tadı var ne kokusu…’ diyor. Böyle anlamlı bir sohbet açm...
...ezden geldi. Tepsiyi alıp sessizce çıktı. Servisi yapıp döndüğünde eşinin hazırladığı sefertasını açtı. Kendi tabağına türlünün yarısını koydu, kalanı Yusuf’a bıraktı. Radyo açık olmasa gören cenaze çıktı zanneder. Yusuf yemeğe...
...makinelere dolduruyordu. Kulağı keskin patronu arkasından söylenenleri duymaz, yapılanları görmez ama kırılan tabağın, bardağın sesini dünyanın öbür ucundan duyardı. “ISTAKOZZ!..” diye ağzı köpürerek kasırga gibi mutfağa girer;...
...yı ona verebilmek maksadıyla, gecenin karanlığına minik, gri bulutlar ilave etmiştim hemen. Önünde duran meze tabağına küçücük bir çatal darbesi vuran kadın, beni haklı çıkaracak biçimde bir şey söylemeye hazırlıyordu kendisini....
...tı bitti. Bir, iki, üç, dört, beş, altı. Zeytin kâsesi dolaba. Yedi, sekiz, dokuz, on, on bir, on iki. Peynir tabağının kapağını sıkıca kapa kurumasın; geri dön: on üç, on dört, on beş, on altı, on yedi, on sekiz: peynir dolapta....
...pısını kendisine doğru çektiğinde, küf kokusu sıkışmış gaz gibi bir anda yüzüne doğru patladı. Yeşil porselen tabağın içindeki beyaz peynirin üstü yeşil, tüylü bir küfle kaplıydı. Gözlerini yavaşça gezdirdiğinde yenebilecek dur...
...ekirdek çitleyerek dantel, örgü ören kadınlar da görünmüyordu. Hele hiç çamaşır yıkayan yoktu kapı önlerinde. Tabağındaki son kalan patatesi ağzına atarken karşısındaki kadına gülümsedi. - Eline sağlık. Bunun üzerine şöyle orta şek...