...an açlıktan kara bulutlar gibi büyümüş göz bebeklerinde patlamaya hazır boranlar görülüyordu. Aç olanlar dolu tabakları bekliyor; boşalan tabaklar temizlenip hızlıca doldurulmak üzere kaldırılıyordu. Ucuz kadehler ucuz içkilerle...
“tabaklar” sözcüğü
4 yazıda 7 geçiş bulundu.
tabaklar, tabaklara, tabaklardan, tabaklarla, tabakları, tabakların, tabaklarının eşleşmeleri dahil edildi.
...anın kalan yerleri loştu. Gülsüm şaşkınlığını attığında dikdörtgen masadaki altı sandalyenin karşısında duran tabakları fark etti; altta geniş tabak, üstünde daha dar ve derin tabak, en üstte çorba kâsesi. Kâmil Bey sağ eliyle ye...
...çünkü. Masa hazır sayılırdı. Mutfak dolapları gibi bembeyaz bir örtü sermişti Sevgi. Yuvarlak yassı porselen tabaklar, ince belli bardaklarla farklı renk ve desenlere inat ne de güzel uyum içindelerdi. Hele ki camdan içeri sıza...
...adi buyurun, Allah ne verdiyse…” demişti. Sofrada üç boş tabak, ortada bir tabak dolusu lahana turşusu vardı. Tabakların yanında desenleri birbirinden farklı görünen kaşıklar duruyordu. Kadın tencereyi getirdi. E hadi buyurun, ken...
...yeme daha bir sarıldığımı Sokak çocuğuna verdiğim kırmızı, sulu elmayı Bölüştüğüm ekmeği Her gün istiflediğim tabakları Kırmızı kareli masa örtümü Vazodaki solmuş çiçekleri Sen çıkmazsan diye bakmadığım falları Kötüye yormadığım...
...ıl söyleyeceğim bilemiyorum, el ovuştura ovuştura vardım bir gün yanına." Ellerinde kavrulmuş kurban eti dolu tabaklarla ev sahibi kadın ile kızı çıkageldiler o sırada, kendi kurbanlarından kavurmuşlar onca işin, onca kalabalığın...
...dolması sahanını oturttu. Kalan birkaç kömbenin kabına da kalan yufkaları dizdi. Tepsinin boş köşesine kirli tabakları üst üste koyup yanına çatal-kaşıkları sığdırdığı gibi eve yönlendiği sırada; pantolonunun ağını kaşıyan adam,...
...çtenlikle. “Yemek yemeden göndermeyiz seni.” Bir şey diyememiştim. “Oraya giremem ben, bakamam o tencerelere, tabaklara. Dokunamam boyaları dökülmüş ahşap şekerliğe, çay içtiğimiz bardaklara. Oturamam o sandalyede, yüreğim buna d...
...ir dolapta. Buzdolabını kapa, ocağa dön; bu adımdan sayılmaz, çayın altını kapa. On dokuz, yirmi. Musluğu aç, tabakları ve kaşık-çatalı sudan geçir; eğil bulaşık makinesinin kapağını aç. Akıttığın bulaşıkları makineye diz. Nerede...
...k bir sofra Her gün, amade bir tabakta sunulur peşi sıra Acı bir tabakta, ekşi bir tabakta, tuzlu bir tabakta Tabaklar ister gümüş, ister altın ya da bir beşik ki, dolarlardan sarma Kalan her güne dair "kişiye özgü" bir tat dama...