...a babamın parmakları kıpırdanınca “Taktıreval.” dedim ve yüzümü yere eğdim delici bakışlarından kaçmak için. “Tahterevalli.” deyince o, ani bir hareketle kafamı kaldırıp ona baktım. “Tekrar et.” diye emir verdi. “Tahtiveralli.” dedi...
“taht” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
taht, tahta, tahtadakileri, tahtadan, tahtakale, tahtakalede, tahtakalenin, tahtakurtları... eşleşmeleri dahil edildi.
...algalı denizin üstündeki pırıltıları, kordonun arnavut kaldırımının üstünde tahta bankları -bazı kırık, eksik tahtalarıyla- ve tahtalarına işlenmiş onca sevda, bankların ardındaki yemyeşil doğa; içinde çocukların, oyun parklarındaki...
...tanbul’da İlk Kahvehanenin Kurulması Osmanlı Devleti’nde ilk kahvehaneler İstanbul’un fethinden yüz yıl sonra Tahtakale’de açılmıştır. İlk kahvehanenin yerinin Tahtakale olarak seçilmesinde önemli bir neden vardır. İlk kahvehanen...
...kla anlatılmaz! Sanırsınız, yürüyen genç bir insan değil de kolları ve bacakları gövdesine eğreti tutturulmuş tahtadan bir kukla. Mafsallarının her biri ayrı bir yöne doğru oynuyor. Hemen oracığa, ha yığıldı ha yığılacak! Kafası...
Yaşı gibi yapıldığı zamanın unutulduğu, tahtalarının yer yer kurtlar, karıncalar ve tahtakuruları tarafından delindiği, çamurdan sıvasının döküldüğü bir evdi. Sıva aralarındaki deliklerden, dışarıda doğan güneş parça parça iç...
...ırdı. Camları eve böcek girmesin diye açamazdı. Yaşadığı bina eski olduğundan pencereleri tahtaydı, bu yüzden tahtakurusu ve örümcek gibi böcekler hızla etrafı sarardı. Fakat bu defa birkaç günün de birikmiş havasızlığı yüzünden he...
...inceledi; eğildi, uzun uzun altına baktı. Doğruldu. “İyisi mi siz bir eskici çağırın. Bu masa beş para etmez. Tahtakurtları yıllarca iyi çalışmışlar. İçin için tüketmişler,” dedi. Arkasına bakmadan çıkıp gitti. Çağrılan eskic...
...e gittiğinden haberi yok gibi. Murat çok geliyor aklıma bu sıralar. Her anne deyişimde o kara çocuk öyle kara tahtanın önünde mavi önlüğünün altında şimşeklerini çakacak iki gözüyle bana bakıyor. Annesinden alamamış da yüklerini...
...n. Geçmiş olsun ziyaretlerini de anlatırdı Soner sık sık. “İyi ki benim çocuğumun başına gelmedi” düşüncesini tahtaya vurdukları kıvrılmış işaret parmaklarına yükleyenleri. Kendi aralarında "Evlerden ırak sağ dizinin altından k...
...el bir filme dönüşürdü bu sabah.” Dönüşemedi. Çünkü aynalarda bile güzel göremedi kendisini. Büyüdüğü tek göz tahta evin bahçesinde de güzellikler değil, yağmurdan aşınan taşlar vardı. “Ne kadar çabuk büyüdüm. Masumca bir çoc...