...ileri de küçük yaşta severek evlendikleri için istemeye ikna olmuşlardı. Sonuç koca bir fiyaskoydu. Yıllardır taşıdığım mutluluk maskesini çıkarıp atmayı ne kadar çok isterim. Onu hemen evlendirmeselerdi belki de kaçırırdım ha! B...
“taşıdığı” sözcüğü
17 yazıda 19 geçiş bulundu.
taşıdığı, taşıdığım, taşıdığımız, taşıdığın, taşıdığına, taşıdığından, taşıdığını eşleşmeleri dahil edildi.
...er girmez yatağa iki seksen kendini atan Metin’den ertesi sabah hiç eser yoktu. Gecenin mahcubiyetini üstünde taşıdığından olacak gayet sakin, kahvaltısını minik lokmalarla yaparak kamaralarına en yakın güvertede güneşlenmek istediğ...
Dünya yükü çok ağır! Atlas, sen ne yaptın? Bırak, boşlukta kendi de duruyor Zaten taşıdığını kimse anlamıyor..
...lmuş bir hırka vardı çocuğun. Basma eteğinin altına giydiği pijama beni çocukluğuma alıp götürmüştü. Üzerinde taşıdığı her şey kim bilir kaçıncıya el değiştirmişti, ayakkabıları hariç. Işıl ışıl ruganıyla bir çift kırmızı ayakka...
..., bazen bir ütüsü olmadığı için, bazen eski tip araç gereçle çalıştığından, bazen eski zamanların inançlarını taşıdığından, bazen komşuluğundan, bazen tilkilik bilmediğinden ve ahlaklı kalmaya çalıştığından, bazen cahilliğinden ve b...
...o da terk etti beni. Soframda ekmek, gecemde uyku, yastığımda huzur, kirpiğimde yaş, tenceremde yemek, içimde taşıdığım umut, kalemimde cümleler terk edip gittiler beni. Yaramdaki kabuk terk etmiş, çok mu?... Yazan: Canan Tümen
...n varlığının hiçbir zaman bir enkaza dönüşemeyeceğini, tanıştığın çocuğun zaten içinde bir enkaz sessizliğini taşıdığını? Kalabalığın sırtından dönen sesimi aslında sessizlik sandığımı duyuyor musun? Farkındasın, görebiliyorsun ve...
...mümkün. Nitekim karakterlerin diyaloglarda kendilerine ait tepki süreleri mevcut. Bu süreler de karakterlerin taşıdığı özelliklerle fazlasıyla örtüşüyor ve sonucunda da gerçekliğinden şüphe duymadığımız Cemal (Tolga Tekin), Kena...
...bıçak var Hissediyorum ve yere yığıldım Benim adım Sezar Omuzlarım kanıyor ve omuzlarım Omuzlarımın üzerinde taşıdığım bu imparatorluk Artık bana mezar Ayaklarıyla üzümleri ezen bir İtalyan Ya da maneviyatın doruklarında bir ped...
O zamana kadar trenlerin hep kısa ayrılıklar taşıdığını sanırdı. Ufak tefek olanlarına bir şekilde alışmıştı ama böyle yüreğine binlerce tonu bir anda bırakana alışamamış ve sonunda ölmüştü. Garın içinde unuttuklarına dönüp baktı....