...oluşmadığı etrafının da arkeolojik açıdan çok verimli olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan kazılarda kalenin temel taşlarına ve duvarlarına ulaşıldığı anlaşılmıştır. Kalenin duvarlarını koruma altına alan arkeoloji ekibi önümüzdeki yı...
“taşla” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
taslamadığı, taslamış, taslar, taslağı, taşla, taşlama, taşlaması, taşlanıyor... eşleşmeleri dahil edildi.
...yenin üzerine. Siyah önlüğünün eskimekten yok olmuş fırfırlarını, debelenirken belinden kayan, arkası damarlı taşlara oturmaktan aşınmış kırmızı kadife pantolonlarını düzeltti. Birbirinin önüne atarak sektirdiği ayaklarının rit...
...da kaldırım diyebileceğimiz, belki de diyemeyeceğimiz –bakış açısına göre tamamen farklılaşabilecek- yüksekçe taşların olduğu bir sokağa saptı. Ayaklarını hızla yere vurarak, çamurları silkeledi. Sokak öylesine sessizdi ki, kend...
...asına katkı sağlayacak çok sayıda söylem ile doludur: Hıristiyan çocuk ve gençlerin Türkler tarafından vaftiz taşları üzerinde sünnet edilmesi, kutsal yerlerin yine Türklerce kirletilmesi gibi... İmparator bu tarz ifadeleri mek...
...ğlık vardı Kendi çığlığımdan korktum ben. “Sustum” der Zeliha. “Şahmeran duası okundu üzerime, Duymadınız mı? Taşlar, hayvanlar konuştular benimle. Yarı gece, yarı gündüz, Yarı ateş, yarı su On iki ayaklı kadın On iki saat sus...
...karar vermişti. Herkesin ödeme tarzı farklıydı. O da kendince payına düşeni verecekti. Basabildiği en uçtaki taşla ayakları buluştuğunda güçlükle dengesini sağladı. Bu kez rüzgâr esmiyordu. Kollarını açtı, haykırdı: “Sen kaz...
...kurcasına kalktım ayağa. Tekrar koşmaya başladım. Koştum. Nefes nefese kaldım. Durmadım. Koştum. Yere düştüm, taşlar ayağımı kesti. Düşünce dinlendim saydım, koştum. Onu ilk gördüğüm yere gittim. Kimse yoktu. Bekledim. Arabala...
Onunla henüz karşılaşmamıştım. Hava öyle sıcaktı ki, taşlardan yükselen buğular her şeyi bulanıklaştırıyordu. Hangi ota bassam, güneşin kurutmuşluğu ile çıtırdıyordu ayaklarımın altında. Belki de onları ezdiğim için mutluydular....
...dedi ona, giden münafık. Yavrum, Hayyam cahil değildi ki günaha girsin millete kanıp. Suçuydu demek, ilmiyle taslamadığı ulemalık. Belki lafın eğrisi, lafazanın büğrüsüydü, Ama insanın doğrusuydu canım kızım, insanın doğrusu. Deği...
...zi çok özlemiş olurdum. Yanınıza sokulmaya çalışır, sevilmek, şımarmak isterdim. Akşama kadar biriktirdikleri taşlarını eteklerinden bir an evvel dökme telaşı içinde olan sizler savaşı hemen başlatmak hevesiyle her zamanki gibi b...