...eme erkek kısmı hiç büyümez kızım derdi. Ben büyümeni istiyordum. Ergenler gibi oyun oynamana, takım tutmana, televizyonun çoğunluk spor haberlerine takılıp kalmasına bozuluyordum. Yine bağırıp çağırmak istedin. Allah belasını vers...
“televizyonu” sözcüğü
14 yazıda 14 geçiş bulundu.
televizyonu, televizyonumu, televizyonumuz, televizyonun, televizyonunuz eşleşmeleri dahil edildi.
...ak, kahvesini içecekti. O sırada oturma odasındaki yatağından kalkıp kucağına gelen kedisini sevecekti. Belki televizyonu açacaktı sonra, canı isterse. Minik balkonuna çıkacaktı çiçeklerini sulamaya. Çay suyunu koyup mutfak masasın...
...erin olduğunu merak ederdim. Bir gün babam bile uyuduktan sonra salona gitmiş ve saat çok geç olmasına rağmen televizyonu açmıştım. Bu hareket bende gizemli bir ormana dalmışım hissini uyandırmıştı. Televizyonun arada bir durulan a...
...yor. Çay yapmıyorum. Kutuları, çantaları, tüm o eşyaları toplayıp boş odaya koymam iyi oldu. Kanepeye yayılıp televizyonu açıyorum. Dizilerden birine takılsam dalar giderim zaten. Ne kadar zaman geçmiş hatırlamıyorum, üşüyerek uyan...
...çocuktu gözünde. Sevdiği yemeklerden yapacaktı. Göğsündeki sızı geçince salatayı da hazır edip sofrayı kurdu. Televizyonu açıp karşısına uzandı. Kanaldan kanala geçip durduğu sırada çalan zille irkildi. Cemal bir elinde ekmek, diğe...
...vime gideyim. Şu kumandayı uzatsana bana, diyor, lafım havada asılı duruyor. Babam tek tek kanalları geziyor. Televizyonun sesi bile aramızda büyüyen sessizliği yırtamıyor. 17:00 Montumu giydim, yanına geldim. Yüzüme bakmıyor, sanki...
...meye… Dedelerin topaç aldığı torunlar, nispetle döndürüp dururlardı oyuncaklarını. Çekirdek alabildikleri gün televizyonu olan evlere giderlerdi bazı akşamlar. Zar zor bir araba geçse daracık sokaktan, meraklı gözleriyle nasıl da i...
...umuz, mantı büküp sarma sardığımız, ilk telefonu bağlattığımız, önce siyah beyaz olan ve sonrasında renklenen televizyonun önünde çekirdek çitlediğimiz, ağladığımız, güldüğümüz, çeyiz serdiğimiz, torunlarımızı büyüttüğümüz, bayramla...
Ucuz bardak, ucuz tabak, ucuz çatal, kaşık sesleri ve kimsenin izlemediği, kendi kendine konuşan televizyonun sesi ve homurtular ve uğultular ve bağrışlar… Tek bir ses oldular yine. Aralıksız kurşun gibi yağan yağmur, ağlarla süslen...
...irdi hayatlarımıza. Çırpma telinin yerini mikser, büyük kocaman gırgırların yerini elektrik süpürgesi, analog televizyonun yerini uzaktan kumandalı televizyon aldı. O zamanlar için kimse bir minik cep telefonunun gün gelip tüm hayat...