...e anlatılmaz duyguların tesirlerinin eşliğinde. Kulaklarına fısıldayacağım, gülümseyeceğim, ısıtacağım buğday tenlerini: Ahali, Anadolu geldi! Minnettar hepinize! Geceye, karların arasına, ırmaklara, tarlalara, ufuğa ve yaralılar...
“ten” sözcüğü
8 yazıda 8 geçiş bulundu.
ten, tencere, tencerede, tencerelere, tencerelerin, tenceremde, tencerenin, tenceresi... eşleşmeleri dahil edildi.
Aşk diye koşarız Aşk diye ten ararız Kalu beladaki yemini unutup Aşk nimetini hatırlamayız Eskide kaldı o aşklar Duvara asıldı o sazlar Kitaplara karıştı Kayslar Mecnun olanlar yok olmuşlar Derdi verene hayrandık Biz kalu b...
...ün hissetiğinden fazlası. Işıkları yaktı. Ahşap dükkan aydınlandı hiç tereddüt etmeden. Sarı bir ışık, adamın tenini de sararttı. Yalandan bir yaz günü. Aynalar dört bir yanda. Adam nereye dönse, durmadan kendiyle karşılaşıyor...
Zerreydi... Çarpa çarpa değil, bölüne bölüne çoğaldı. Ruhunun o günlerde tenhalığa alışkın enkazı aitken sahip oldu gökyüzüne. Çıtı çıkmazdı oysa öncesinde. Ürker ve elinden kayar gider diye umuduna sarılarak okşardı başını. Bir...
...r veya dudaklarını büzmüş ağlıyor. Sana hiç benzemiyor. Ne kalemle çizilmiş gibi mükemmel dudakların ne beyaz tenindeki gamzelerin ne de su yeşili gözlerin... Ama babamın koyu kahve gözlerinin sıcaklığını tamamen almışım. Bir de...
‘’Gönül dağı yağmur yağmur varan olunca Akar can üstüne sel gizli gizli Bir tenhada can cananı bulunca Sinemi yaralar yar oy yar oy yar oy yar ‘’ Fonda Neşet Ertaş, en sevdiği öğrencileri ile birlikte meslek hayatının son akşam...
...r çok yaşam geçip gidiyor. Altı kişilik kızlı erkekli bir arkadaş topluluğu... Uzun sarı saçlı bir kız, beyaz tenli bir oğlanın koluna yapışmış koala misali. Bir diğeri hayatta mı yoksa pembe bulutlarla dans mı ediyor bilinmi...
...eştiği Gümüşlük’teki yazlığına atalı yıllar olmuştu. Yakında yetmişli yaşları da mazide bırakacaktı ama beyaz tenindeki çocuksu gülüşleri, ışık saçan sıcacık bakışlarıyla yaşından çok daha genç görünürdü. Tiryakisi olduğu sigaray...
...rdu. Numara Galip’in ikizinindi, annesi doğumdan sonra terk etmişti onları, Galip’i babasına verip daha esmer tenli ikizini aldı yanına, kendince bir ayrım yapmıştı kafasında. Sonra da gitmişti işte, daha da kimse haber alama...
...am bir anlık korkuya kapılmıştı. “Bu çayların parası peşin ödendi değil mi?” Garson adama yüzünü dönmeye bile tenezzül etmeden “Evet” diyerek kısa ve acısız bir şekilde cevapladı. İşçi rahatlamış görünüyordu. Ellerini ceketinin...