...k Her şey yağmur olmakta bitiyor Demek ki Belini bir rüzgârda kavramak Saç telinin çiçek bahçelerine dokunmak Teninde ısınmak, teninde kaybolmak Her şey yağmur olmakta bitiyor Demek ki Güzelliğine sırılsıklam âşık olmak Benden...
“ten” sözcüğü
8 yazıda 8 geçiş bulundu.
ten, tencere, tencerede, tencerelere, tencerelerin, tenceremde, tencerenin, tenceresi... eşleşmeleri dahil edildi.
...ksürüyordu zaman zaman Öldürüyordu beni o çatallı sesi Duyduğum en güzel şeydi bir zamanlar Şimdiyse ölüyordu Teni tenimi okşardı eskiden Dudakları vücudumda gezinirdi yavaşça Elleri gelirdi dudaklarının ardından Nazikçe yok...
Puslu havayı teninde hissetmeden uyuyan Ömür Hanım, beş dakikada bir sönen sokak lambasının sarı ışığı aynasına yansıdığında uyanmadı. Ayna ki kocamandı, çerçevesi demirdendi. İşlenmiş demir, üstünde birkaç su benciği olan ayna...
...apı hızla sola kaydığında ellerinde ütülenmiş giyimlerle yirmilik bir kız girdi. Dar, beyaz tulum içinde açık teni misali sükûneti, topuz saçları gibi sarı bir yalandı sanki. Benice soğukkanlılıkla kızın yanına geldi. Tulumu...
...ıya taşmış köpüklerle sere serpe yatan annem... Açık kalmış gözleriyle tavana bakıyor. Canı yanmış gözüküyor. Tencere kapağının kenarlarından taşan sıcak su damlaları, buz kesmiş ayağına buharlı bir pansuman yapmaya çalışıyor....
...öpücükler vardı önce. Sonra dedi ki Musa bir gün; -Kavaklıkta bekliyorum seni. Kıpkırmızı oldu Vasfiye, esmer teninden beklenmeyecek kadar kızardı duyunca bunu. Hiç tereddüt etmedi, daha sonra bin kez gidip kokuyu arayacağı kava...
...diz çöküp titreyen dudaklarını alnıma bastırdı ve derin bir öpücük kondurdu. “Özür dilerim.” diye fısıldadı. Tenime değen sıcak nefesi irkilmeme sebep olmuştu. Beni kendine çekip güçsüz kollarıyla bedenimi sararken ağırlığını...
.... Soğanları doğrarken yaşaran gözleri, kesme tahtasına düşüyordu kesik kesik. Sahi en son ne zaman ağlamıştı? Tencereye koyduğunda patatesle soğanı, yavaş yavaş kapandı şefkate olanca iştahı. Ocağı yaktığında, kontrolünü kaybetme...
...ydum. Her gece uzaklarda uyudum. III. Bakmıyor gözlerim, içim yanıyor… tenim kavruk. Atlar nehirlere koşuyor, Tenhalar yankılanıyor içimde; pak ve nacizane. Yağlı boya tablolar ağlıyor… içleri boşluk odalarca. Kaybediyor saatini...
...an tasvirlerindeki detaycılığı olay anlatımlarında fantastik fakat basit, anlaşılır bir hâl alır."Albay kahve tenekesinin kapağını kaldırdı ve yalnızca bir küçük kaşık kahve kalmış olduğunu gördü. Kabı ateşten indirip suyun yarısın...