...ye oturdu. Elif’in içindeki tedirginlik duygusu yerini güvene bıraktı. Aynı oyuncak bebeği gibi… Saçları yok, teni bembeyaz. “Sabahları uyuyor mu hep?” “Evet. Bu saatlerde dinlenmesi gerek. Uyandığı zaman sizi tanıştıracağım...
“teni” sözcüğü
25 yazıda 27 geçiş bulundu.
teni, tenim, tenimde, tenimdedir, tenimdeki, tenimden, tenime, tenimi... eşleşmeleri dahil edildi.
Yorganı kafama çektiğimde annem gelir, baş ucuma otururdu. Onun buğday teni, sarı ışığın altında parlarken ben, zar zor nefes aldığım karanlıkta "Biraz daha! Biraz daha!" diyerek zamanı uzatmaya çabalardım. Her defasında "ya...
...ün hissetiğinden fazlası. Işıkları yaktı. Ahşap dükkan aydınlandı hiç tereddüt etmeden. Sarı bir ışık, adamın tenini de sararttı. Yalandan bir yaz günü. Aynalar dört bir yanda. Adam nereye dönse, durmadan kendiyle karşılaşıyor...
...r veya dudaklarını büzmüş ağlıyor. Sana hiç benzemiyor. Ne kalemle çizilmiş gibi mükemmel dudakların ne beyaz tenindeki gamzelerin ne de su yeşili gözlerin... Ama babamın koyu kahve gözlerinin sıcaklığını tamamen almışım. Bir de...
...eştiği Gümüşlük’teki yazlığına atalı yıllar olmuştu. Yakında yetmişli yaşları da mazide bırakacaktı ama beyaz tenindeki çocuksu gülüşleri, ışık saçan sıcacık bakışlarıyla yaşından çok daha genç görünürdü. Tiryakisi olduğu sigaray...
...konuşuyor ama genç adam anlamıyor. Kadın yeniden ayakları üzerine doğrulunca, o da kalkıp balkona gitmeye yelteniyor. Gözleri yerde. “Sağ olasın. Zahmet verdim. Balkonu temizleyip yeni servis getireyim.” Kadın yine kolundan...
...ç kimseyle. Hissettikçe tanımaya başladım, hatırladıkça; ve hep böyle oldu. Ben doğurmuştum onu bu karanlığa. Teni çok ince, yumuşak ve parlaktı. Bakışları tunçtan bir örs gibi mıhlanırdı yeryüzüne. Yine de gözlerinde hep hü...
...hayırlı olacaktı. Mevsim yaz olsaydı belki diklenirdim. Belki, ne zaman su yüzü gördüğü belli olmayan o kara tenine tırnaklarımı geçirirdim. Hatta çeker giderdim. Ama dışarısı kar borandı. Sustum. Hep sustum. Geceleri, dürbün...
...nlara hasretiz mucize bekler iken gerçek görülmüyor takat yok, takat yok, takat yok ne varsa tezgah üzerinde, tenimdedir çekilen şu mil, gözümdedir ah bu nedir? ölümün dehşet-efşan güzelliğinden sıyrılıp açıldığımız bu derya deniz...
...yle şey diyor. Bu yaştan sonra katil mi edecek kendisini? Hoşuna giden bir kadın gördü mü gözlerini alamıyor. Teninin hayalini kuruyor. Zaten kadın kimin için giyinir, böyle süslenir ki? Babasının annesine el kaldırdığını görüy...