Bir kadın yaşamış dediler, Tenine geçirdiği altın elbiseler Mavi balkonunda seyrettiği geceler Kanayan ellerinde kırmızı kadehler Gümüşten şamdanları, Hüzünden eriyen mumları Bir yarısı alevden yakut Güneşten yanmış diğer yanı...
“tenine” sözcüğü
14 yazıda 14 geçiş bulundu.
...Bir sarhoşun aşka tutulduğunu. Sessizliğinde insanlığı boğan bir kadın; Yüreğini bırakıp kovulmuş cennetten, Tenine damgalanmış Havva'nın kâbusu. Gökyüzü karanlık, yerde serçe cesetleri. Sarhoş uzatmış elini, içinde aşk şiirl...
...şeye dönüştürdüğünü görünce kendisini iyi hissederdi. Sarı büyük apartmanın içine girdiğinde soğuk hava bütün tenine yayıldı. Bir an üşüdüğünü hissetti. Soğuk hava, uykusunu, yemek yemeye yetecek kadar açtı. Kahverengi tahta k...
...ın annem alışırsın sen de. Çünkü ben alışacağım, sensizliğe, Ali Haydarsızlığa, Osman’ın ölü balık gibi kokan tenine…” Düğün bitiminde çekilen aile fotoğraflarına geldi sıra. Boy boy. Bir sonraki fotoğrafa yeni birileri daha e...
...sarıp sarmalayan bütün bez parçalarını. Artık sadece o vardı, insan etlerini yakan yağmurun altında parlayan tenine sarınmış yürüyordu Lamia. Ayakları kara değdikçe beyaz bir çarşaf gibi açılıyordu önünde geçmişin aynası. Mez...
...hayırlı olacaktı. Mevsim yaz olsaydı belki diklenirdim. Belki, ne zaman su yüzü gördüğü belli olmayan o kara tenine tırnaklarımı geçirirdim. Hatta çeker giderdim. Ama dışarısı kar borandı. Sustum. Hep sustum. Geceleri, dürbün...
...ki dudaklarından, tavandan süt damlamaya başlıyor. Ayakları süt içinde... Sıcak, kaynar süt değiyor sararmış tenine. - Melek, aç kızım kapıyı. Günlerdir geliyorum. Kapıya bıraktığım sütü bile almıyorsun. Ne yer ne içersin yav...
...deninde, ömürlük acılar taşımayı Taptığın put değil, tapınak anla. Akan makyajını sil, en güzel giysini geçir tenine. Reich’i oku ve üfle suretine. Göğüs kafesindeki kuşları sal gitsin. Bugün, söylenemeyen sözcüklerin ertesi,...
...sin niye sevdiğini, nasıl sevdiğini. Kar vardı okula gitmek için yürürlerken. Bembeyazdı her yer; Vasfiye’nin tenine tezat. Vasfiye, ufak tefek, adımlarını uyduramayıp geride kalıyordu, masum ve tek. Ağlamaklı oluyordu geride...
...Ancak, kaderin kaçınılmazlığını kanıtlarcasına, kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan bir yılan, prensesin tenine süzülerek zehrini boşaltır. İmparator, kızının ölümüne çok üzülür ve kaderden kaçılamayacağını anlar. Kızı to...