...alzac/Lanetli Çocuk’’. Kaldığı yerden devam etti okumaya. Okurken her şeyi unutup çiçekleri düşledi, koşmayı, tepesinde esen rüzgarın müziğini, okyanusa açılmayı. Gerçekle düşün arasında öylece kaldı(-m) orada, bir başına. Yazan:...
“tepe” sözcüğü
11 yazıda 17 geçiş bulundu.
tepe, tepebaşındaki, tepeciklerinden, tepeciği, tepeciğin, tepede, tepedeki, tepeden... eşleşmeleri dahil edildi.
...çalışırsa şirket işçilik sürelerini ya da maliyetleri beğenmemeye başlayacaktır. Görünen dağ, bir süre sonra tepe olacaktır. Tepe sandığımıza yaklaşırken “Aman ayağıma takılmasın.” diyerek bir tarafa kaçacağızdır. Dandik fo...
...dı önünden geçtiği dükkanları, alışamadı yeni sokaklara çünkü unutamadı çocukken hayal kurduğu köşeleri, ağaç tepelerini. Ne güzeldi Arnavut kaldırımlar, oynadığı parklar. Şimdi çirkin beton mezarlıklara dönüşmüştü anılar. Anılard...
...lonlarına gitmişti incecik olabilmek için, en büyük takıntısı ve derdi buydu zamanında, sonra hayatı bir anda tepetaklak olmuş, öyle büyük bir depresyon geçirmişti ki istemediği kadar kilo vermişti. Ama sevinecek bir hâli kalmamış...
...aha çok üzülse diğerleri kırılır mıydı acaba? Mektupta anlatılanlara göre dağ manzaralı bir evleri vardı, bir tepeciğin üzerine kurulmuş. Evin kapısından aşağıya doğru biraz yürüyünce bir dere çıkıyordu karşınıza ve üzerine minik...
...kuyorum Haşa kızma sakın Şaka yaptım O kadar param yok Ey kızıl kıtanın koca çatısı Ey tanrının yarattığı Hem tepeden bakan Hem koynuna alan Besleyen, bereketlendiren Göksel, görkemli, sevimli Haşmetlim, heybetlim, kudretlim Gö...
...da bıraktığı beyaz köpüğü fark etmeden yollarına devam ettiler. Şehir gezginleri rehberin elindeki kalabalığa tepeden bakan flamanın ardına takıldı. Hemen sağdaki susuz süs havuzunda iki çocuk siyah donlarını çıkarmış sıkıyordu...
...tonların etrafını ahtapot gibi sarmış kule vinçleri sağ eliyle gösterdi. Döndü, caddenin karşısındaki inşaata tepeden bakan kule vinci başıyla işaret etti. “Bak evlat! Şu demir ahtapotlar var ya… gençlere diri diri gömülecekler...
...mizliğe girişmek gelmiyordu. Kendini her zaman oturduğu koltuğa bıraktı. Koyu kahverengi ahşap evinden salona tepeden bakan saat sessizliğin üzerinde kırbacını şaklatıyordu: Tik tak. Tik tak. Duvar saati, gözü yerdeki el halısı...
...ksa yerim derler bir de. Sonra da böyle alay konusu yaparlar. Zaten trolcüler canına okuyor balıklarımın. Bak tepem atmaya başladı,”diye sitemkâr dalgalarla sinirlendiğini belli etti. Nuran, tabii, hanımın tuzu kuru, diye geç...