...‘Evet, bu enkaz benim karanlığım; kalacağım, sen git ‘. Ruhuma güneşi doğduran, üşüyen kalbimi çarpıntısıyla terleten, ilmik ilmik ezberlediğim, sayın yalnızlık yine her şeyi hiçbir şeye dönüştürüyordu, gelmiyordu. Kocaman öksü...
“terle” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
terle, terledi, terledim, terledin, terlediğini, terleme, terlemek, terlemektense... eşleşmeleri dahil edildi.
...Sinekler konmuş, çiçekler solmuş yaralarında. Hep şalvar altında sızlayan yaralarında. Bilseydim koyar mıydım terlemiş uykularımı üstüne, tuzu olur muydum etinin? Anneannem sustu mu başlardı ormanın derinliklerinde unutulmuş, çü...
...uğuna hiç inanmamıştım.” “Beni tanıyor musunuz?” “Seni tanımıyorum. Burada umduğunu bulabilecek misin?” Soğuk terler dökmeye başladım. Gözleri tanıdık gelen bu adamı daha önce nerede görmüştüm? Yok, yanılıyor olmalıydım. Başım...
...e aynı şeyler oluyor. Yine aynı delen bakışmalar. Aynı sınıfta nefes almak bile güzel. Ona bakarken ellerimin terlemesi güzel… Selin hava durumu: Yoğun kar yağışının yarattığı buzlanma etkisiyle kötülük tatil. Ders olağanca sıkıc...
...acıtmıyorken şarkılar bizi, Dinlemek gerek bir akşam serinliğinde Sezen Aksu’yu.. Hasret kalmamışken henüz Ve terleyebiliyorken ellerimiz, Sevmek gerek bir insanı En ince yerinden. Ah! Hasret kalmadan nefes almaya… Henüz savaşlar yokken,...
...n, bu yolculuğa ilk defa çıkıyor olmamın vermiş olduğu korku ve heyecanla, elimdeki bavulları hiç bırakmıyor, terleyen ellerimin kaşıntısına alışmaya çabalıyorum. Benim arkamda da bir insan yolu; uzun, sonu görünmeyen, yılan gib...
...bu amansız düşman karşısında, varoluş karşısında... Sonsuza dek sürecek bir üç saniye, buz kesmiş avuç içimi terleten, Mozita, bakire fahişem; Ellerin neden cehennem kadar sıcaktı ki? Nicedir unutmuştum seni, adını, teninin sıc...
...muş kiremitleri. Tepede alev topu güneş. Almanya öyle sıcak, öyle çöl sanırdım o zamanlar. Babanı düşünürdüm; terlemiş, susamış. Gider su verirdim, dudağının çatlağı erirdi. ‘Sağ ol Elif’im’ derdi, ‘var ol…’ Uyurdum. Elim karnım...
...lunu sandalyenin arkasına atan Ziya’nın diğer eli, ojesiz parmaklara gidince, aralarındaki buzlar ağustosa ve terleten sıcağına daha fazla galebe çalamadı. Önce parmakları sıkıca sardı, ardından üst üste minik öpücüklere boğdu....
...edi önce Sonra yüreği Çok güzeldi gözleri Sonra bir kızıl akşam oldu Kederden boğuluyordu yavrucak Ağlamaktan terlemiş yanakları Sildim usulca Göğsüme yasladı başını Sıcacıktı Bir gün güldüm Gülmeye başladı O güldükçe ben de gül...