...ini bile ‘full metal jacket’ ile öldüren bir katile dönüşmüştür. Ancak Deniz Kuvvetleri bununla övünmektedir. Tıpkı Kennedy’nin katilini yetiştirmekten dolayı duydukları övünç gibi… Çünkü amaçlarına ulaşmışlardır ve bir ‘Yok...
“tip” sözcüğü
21 yazıda 26 geçiş bulundu.
tip, tipi, tipide, tipidir, tipik, tipinden, tipine, tipini... eşleşmeleri dahil edildi.
...biyokimyager Jennifer Doudna ile konuşuyordu. Aslında çoğu hükümetin “şimdilik” gayri ahlaki bulduğu için, bu tip projelere fon aktarmamasına rağmen özel kuruluşların desteğiyle projelerin yürütüldüğü anlatılıyordu. Buraya...
...yıldık. Frank Sinatra söylüyor: “If You Go Away, Yesterday, Strangers in The Night…” Serdar’ın başucu albümü; tıpkı babam gibi… Keyfimiz yerindeydi. Romantizm rüzgârı odada uçuşurken ansızın geliverdi soru. Hiç beklemediğim b...
...kten baydık) çok genel çekimlerde kentin büyüklüğüne varan şiddetin yoğunluğu üzerinden bilinçaltı vurgularla tıpkı 1998 tarihli Cesur Yeni Dünya TV uyarlaması denli hem romanın hem sinema filminin öznelliğinden ayrıksı (V fo...
...oynadığı bir komedi dizisini başlattığında bir devrim yaşandı ve sinemanın ilk komedi yıldızı doğdu. Deed'in tiplemesi, çarpık, çocuksu karakteriyle uluslararası popülerliğe ulaştı. 1909'da Itala Company ile anlaşan Dreed'in yer...
...lar vardı. Ben de onlardan biriydim işte. Ne farkım vardı? Orta sınıfa mensup ortalama bir maaşı olan sıradan tiplerdendim. Biraz daha aradım ama yer bulamadım. Bir süre kararsız kaldım, otoparkta öylece durdum. Saatime bak...
...doğru karar verdiğime kanaat getiriyorum. Dün geceden, içine sadece zaruri saydığım eşyalarımı koyduğum dağcı tipi sırt çantamı omzuma atıyorum. Evimi, üstlerine hüzün, rutubet ve durağanlık sinmiş eşyalarıyla beraber terk e...
...bu sabahki kadar soğuksa hava uyku daha bir tatlı gelirdi. Macunu dökülmüş camların fırtınadan zangırdaması, tipinin uğultu sesi ve çay kokusu bana hep uykuyu hatırlatır. Bir de uzaklara giden babamı. “Mızmızlanma da geçir cek...
...leden sonra da hisseder gibi olmuştum). Ellerim çatlamıştı. Parmak eklemlerimin sırtları kararmıştı. Ellerim, tipik bir erkek elinden (alışılanın aksine kıllı değil, zayıf ve küçük bir elim vardı) farklıydı. Pantolon cebinden...
Uzun parmaklı ellerimi tıpkı bu şehir gibi gri olan paltomun cebine saklayıp yürümeye çalışırken, hüzün rengine bürünmüş yapraklar sanki birer tokat gibi solgun benzime çarpıyor. Rüzgârın beni sağa sola savurmasından endişele...