...apağını açtı, yere koydu. Basarak gürültüyle yamyassı yaptı, kapağını kapadı. Ardından ikincisini. Bidonların tombul hallerinden eser kalmamıştı. Çok geçmeden çuvalı sırtlanmış gibi duran hurda arabasını boyladılar. Duvarın di...
“tom” sözcüğü
4 yazıda 4 geçiş bulundu.
tom, tomar, tomarla, tomarı, tomarın, tombalak, tombik, tombiş... eşleşmeleri dahil edildi.
...vdemi Üstümüzden on bahar geçmeli Sararım ona ait ne varsa İlk isyanda asılı kalmış gözlerim Ellerinde buldum tomurcukları Bir şeyler büyüyor aramızda Sanki bin yıllık bir şehir yükseliyor Devrimler başladı belki de Aşklar doğdu kül...
...lim dedik. Kız içeri gitti. İçeriden gelen sesler duruldu. Doğru zamanda gelmediğimizi düşünüyorduk. O sırada tombulca ev sahibesinin odadan çıkarken yanındaki kızına fısıldar gibi: “Niye gelmiş o deliler?” dediğini işittik. Tan...
.... - Aa, yeter artık bu kepazelik! Beyaz saçlarının kalanlarından ensesine topuz yapmaya çalışmış geçkin yaşta tombul ötesi bir kadın, yerdeki pardösümü eline geçirmiş oramı buramı örtmeye çalışıyordu. Benimse pozisyonumu bozma...
...İçimizde biriken umutla büyütecektik çocuklarımızı Tükenmeyecekti çoğalan hücreler Her biri, açan bir çiçeğin tomurcukları gibi taze kalacaktı Unutmayacaktık hiçbirimiz ve kalbimiz kurumayacaktı Şükrü Erbaş’ın aksine Yaşlılığımız ya...
...arkadaşını güldürmeye çalışırdı. “O zaman sen de Kostas’ın annesi olursun kuzum.” Ciddiye alırdı bu sözleri. Tombul yanakları kızarır, kaşları inerdi. “Olmaz! Annemi kimseye vermem!” İki kadın katıla katıla gülerken Behzat ra...
...örüler, nasıl olur derseniz? Zamanınız olursa ve izlemediyseniz, iki farklı film tavsiye edeceğim: Birincisi, Tom Hanks’in rol aldığı Cloud Atlas, Türkçesi Bulut Atlası. Yönetici grubun, çoğunluğu oluşturan köle insanları,...
...tığımızda geçmiş günleri anmak için uzaklara gidiyor oluruz. Böylece kendimize rehber edindiğimiz şey baharın tomurcukları değil, sonbaharda toprağa verdiklerimizdir. Toprakla kucaklaşan altın rengi yapraklar, turuncunun en pastel v...
...belirsiz parıldardı. Sabırsızlıkla her anı yaşar, daldan düşen her yaprağı incitmeden toplardım. Uzanıp esmer tomurcukların gölgesine uçurtma uçururdum. Bahçemde özgürce kök salan çiçekler için ben her gün şarkılar söylerdim. Hayran...
...um, bende yalan yok. Yalnızlık öyle bir illet ki, Fahriye’yi bile özletiyor insana. Ne çocuk gördüm, ne torun tombalak. “Sizin çocuğunuz olamaz” dedi doktor. Fahriye’den kaynaklanıyormuş. Sonra zaten pek de sokulmadım yamacına....