...iş Toprak - Işın Erenoğlu Üstündağ DEMLİK Ben İstanbul Olsaydım - Ela Kıraç Di'li Geçmiş Zaman - Ahmet Yılmaz Tuncer Eskide Kaldı - Jack Pearson Halet-i Ruhiye - Beyzanur Topçu Kafes - Selinay Çetin (Yazar talebi ile kaldırılm...
“tün” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
tuna, tunadan, tunanın, tunayı, tuncay, tuncaya, tuncaydan, tuncayı... eşleşmeleri dahil edildi.
...tılacak gibi olmamasında Mesele Benim ben olmamla Sensiz olmamla Toprağı özlememle ilgili Yazan: Ahmet Yılmaz Tuncer
...Çağatay Han Ayrılık Duası - Aslı Görendaş Buldum Nazar Suçsuz - Beytullah Erman Güneşi Görmek - Ahmet Yılmaz Tuncer Hüsn-ü Nazar - Evin Başar Kırık Bisiklet - Atakan Aydın Kızıl - Kerem Yılmaz Kimseler - Esra Yeşildere Kondük...
...etkisi var. Yolculuk ihtimali dahi insanı değiştirmeye yetebiliyor. -Emre terk edilirken bile gözleriyle Bolu Tüneli ihalesinden bahsediyordu, ben anladım.- Nihayet üç kardeş, Kenan’ın evinde buluşuyor. Kenan, Cemal’in ısrarla...
...n Yetişemedim Sen öldün diye Acılar ölmedi diye Güneşi göremedin diye Ben bu şiiri yazdım Yazan: Ahmet Yılmaz Tuncer
...ÖYKÜ Bavul - Sevgi Ünal Bir An - Sinem Keskin Sessizlik Ülkesi - Dilay Özdemir Tren Kaçmadan - Hatice Dökmen Tuna Şaşkını - Çağla Uzuner Zavallı Rıfkı - Serdar Şen Zeytin Gözlü Çocuk - Aysu Altaş ŞİİR Benden Kalanların - Y....
...haneler, su kuyuları yapılmıştır. Hatta akıl hastanesi bile bulunmaktaydı. Bu odalar tek kişinin geçebileceği tünellerle birbirlerine bağlanmıştır. Her odanın girişinde güvenlik amacıyla büyük taş silindirler bulunmaktadır, bu sil...
.... Öte yandan, o her şeyi bilmez miydi zaten? “Bilir,” dedi tanıdık bir ses. Eski dostu gelmiş, koltuğun ucuna tünemişti. Ne ara gelmişti sahiden? “İstediklerine yardım eder. Ama sana yardım etmek istemiyor. Senin yok olup gitmen...
...kalenin etrafında yürüyüş parkurları, oturma alanları, seyir terası ve otopark bulunmaktadır. Kalede yer altı tünelleri ve sarnıç bulunmaktadır. Yapılan kazılarda buranın sadece kaleden oluşmadığı etrafının da arkeolojik açıdan ç...
...ırladıkça; ve hep böyle oldu. Ben doğurmuştum onu bu karanlığa. Teni çok ince, yumuşak ve parlaktı. Bakışları tunçtan bir örs gibi mıhlanırdı yeryüzüne. Yine de gözlerinde hep hüzün taşırdı. Onu ben doğurmuştum kendi karanlığım...