...sın Arada feleğin sillesi dalgalarla sallanırsın Ya da sesin çıkmasın diye sürekli yağlanırsın(!) Çapa sağlam tutar, umduğundan farklı yerlere dolanmazsın Kararır bulutlar, yaklaşır fırtına, karaya demir atarsın Kara senin se...
“tuta” sözcüğü
2 yazıda 4 geçiş bulundu.
tuta, tutabildi, tutabildik, tutabildikçe, tutabildiğim, tutabilecek, tutabileceği, tutabileceğim... eşleşmeleri dahil edildi.
...ey bulamazsanız, vaktinizi almışımdır, kusuruma bakmayınız. Bilirsiniz ki dilin kemiği yoktur. Kemiği olsaydı tutabilir miydik bilmiyorum. Size tutulamamış bir dilin söylediği apansız sözün öyküsünü anlatacağım. Doksanlı yılların...
...ak, zor valla bu devirde ekmek bulmak.’’ Hüseyin, bir şey söylemeden elini göğsüne vurarak basamağa adım atıp tutacağı tuttu. Kamyonun yanına bir iki defa sertçe vurdu. Kamyon büyük bir gürültüyle hareket etti. Sokağın ortasında...
...gelir bana. Üzerlerindeki toz zerreciklerinin sayısı kadar gözyaşı tanesi eder yaşanmışlıklar. Hayat, gideni tutamayacağımız kadar güçlü. Oysa kaçıp kaçıp sığındığım bu ev, kendimi bulduğum, kendimle tanıştığı bu ev, üstüme üstüme gel...
...ı ağaçlı. Aydınlığa gidiyor yol Ayrımında bir ayna, Aynada eli silahlılar Aynanın karşısında ise sadece kalem tutan insanlar “Ben yazıyorsunuz sanıyordum!” dedi Durdum, kulak kesildim Ama o durmadı: “Geçen” dedi “kaleminizden...
...Yukarıya doğru yükseldiğinde, Gördüğüm tek gerçeklikti bu İçimi hissettiren, hiç olmadığı gibi. Beni sıcacık tutan, belki de tek Umudumun bana yapacaklarına İzin verdiğim adeta kavrulurken. Çiçek renkleri sokağında yürürken...
...ime limedir başımdaki kalpak Kaypak bir derdin sinesinde Kaybolan akrepleredir hüznüm Hangi derdin neresinden tutayım Ağaç kütüğe dönüştü AH. Kaybetti yolunu silahlanmış atlı karınca Bulmak için kaybını bekler umarsızca Paslı d...
Pazar sabahlarının doyulmaz manzarasına daldı gözleri. Elini uzatsa sanki on beşinci kattan tutacaktı o koskoca dağı. Çayından bir yudum aldı. Porselen fincanın inceliğini hissetti dudaklarında. Köydeyken kahvaltının hazır olduğu...
...zlıklardan oluşuyor her kalabalık. Az işitir bir kulağım diğeri sana sağır Azim işi bitirtir ama ağlarım seni tutamayacak kadar ağır Kırılmış kulplarım, iç ısıtır ama el yakarım Bu gece senden bir güneş daha uzaklaştım. Sen, içinde...
...uşçasına yüreği dökülüverdi dilinden: “Beni dinlemedi bile.” Gözü pencereye takıldı. Lodos artık gözyaşlarını tutamıyordu. Yerinden kalktı. Pencerenin önüne geçti. Aşağıda koşuşan insanları gördüğünde içi kıpırdadı. Mırıldandı: “Ya...