...tum. İşe gitmek istemiyor ama bir türlü de istifa etme cesareti gösteremiyordum. Her sabah öğüre öğüre midemi tuta tuta duruşmalara gidiyordum. Müvekkil görüşmelerine katılmaya, dilekçe yazmaya, kalemdeki memurun gönlünü yap...
“tuta” sözcüğü
2 yazıda 4 geçiş bulundu.
tuta, tutabildi, tutabildik, tutabildikçe, tutabildiğim, tutabilecek, tutabileceği, tutabileceğim... eşleşmeleri dahil edildi.
...nki yol kenarına atılmış bozuk bir saati çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için avucunda gezdiriyormuş gibi tutarak kesip beni can çekişmeye zorlayan ölümü, hiç bu kadar yakın hissetmemiştim. Bir yanım kimseyle kafamın içinde...
...hayat karar versin olur mu?” Yanılmadı. Acımasız, hoyrattım. Gençliğime güvenirken, zamanı elimden kaçırdım, tutamadım. Yılgı dolu gözlerimden, dökülen dişlerimden ve solmuş saçlarımdan okunan; isteyip de yaşayamadığım duyguları...
...nsam da. Birçok insana çarpmak zorunda kalmıştım, hepsinden teker teker özür dilerken kolumdan tutulunca beni tutan kişiye doğru döndüm. Gerçi beni tutan kişi daha ben ona dönmeden beni kendine çekip “Oyyy! Halasının kuzusu!”...
Bir dal kırıldı yerinden Ve bütün kuşlar havalandı İçim acıdı çocuk içim Tutamadım ellerinden Yaşam ellerin Dünya gözlerindi Karanfil eydi başını Ve bir papatya ağladı Tutamadım ellerinden Oysa ben senin için Ellerimle aralamıştı...
...bet kuşu öldüğünde bir hafta yas tutan kadınları sevin! Çünkü onlar yanmasını bilenlerdir. Kıymeti el üstünde tutanlardır ve sevmenin hakkını verenlerdir. Doğru söze ne denir, dedi bir kadın. “Yanmasını bilenler, evet... Ben de öyl...
...asılı değil miydi onlar? Uzun etekleri rüzgârda uçuşan, kucağında bebeğini sallandıran, tarlada koşuşan, yas tutan bir sürü yıldız. Kuzey, güney, doğu, batı; poşetinden düşüp yere sekerek saçılan boncukları andıran, etrafa y...
...adınları ikiye ayrılır: ya intikamcıdır ya da düzene, varoluşa eylemleri gereği çelişkili bir eleştirel bakış tutar. Onun sinemasına yaşam veren şey, eleştirinin çelişkisidir. “Hangi filmi yapmayı tercih etsem, kaçınılmaz ola...
...alıp da gidebilme imkânım varken hep ardımda bıraktığım sen. Çünkü güçlü olmam gerekiyor. Çünkü ne kadar dik tutarsam başımı o kadar sertleşiyor ruhum. Ruhum sertleştikçe göçüyor benliğimden. Sen yanımdayken bu mümkün olmuyor....
...eyla, orada yatanın eşi olduğunu başını sallayarak doğrulayabildi ancak. Günlerce koridordaki bankları mesken tutacaktı. Yanından ayrılmayan komşu kadının da esaslı arkadaş olduğunu anlamıştı acısını yaşarken. “Üzülmeyi bırak şim...