Hava, gece karanlığını andıran gündüz sıcaklığındaydı. Hafif esen rüzgâr, sanki tüylerimi yalıyordu. Yorgun, bıkkın hâlim ile bir çınar ağacının altında yatıyordum. Düşler kurdum. O sırada insan olmadığım için mutluydum. Hayata b...
“tüylerim” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
tüylerim, tüylerime, tüylerimi, tüylerimin eşleşmeleri dahil edildi.
...dilmedi. Dünyaya gelişimi anımsıyorum. Uzun burnumu, kısa kulaklarımı, benim de çok beğendiğim beyaz kıvırcık tüylerimi görenler bayıldılar. Hele o fıldır fıldır oynayan kara gözlerim yok mu? Eminim, evin dedesini de o gözleriml...
...başka? Sevgiden, dostluktan, gök başkanının hiçe saydığı ben, bu acizler tarafından kutsalım şimdi. Rengarenk tüylerime, yaktığım ateşe aldanmayın. Eksiğim.. 820. yılımda hep aynı acıdayım. Garuda uzak bir yere uçuyor, ayrı bir h...
Nereden geliyor bu his? Ve ben neden bulamıyorum onu? Dönüp duruyorum etrafında. Tam oracığımda hissediyorum. Tüylerimin ürperişinden anlıyorum. Yanı başımda... Ya da içimde mi demeli… Tekrar tekrar canlandırdığım senaryolardan ta...
...mızın ellinci katında ofisimden aşağı baktıkça ürperirim, sizleri karınca sürüsü gibi gördüğüm zaman nasıl da tüylerim kabarır anlatamam sizlere ama siz anlarsınız, beni bilirim (‘Anlarız sayende, sen izin ver hep anlayalım’ ses...
...si olan, insanları eğlendirebilen, neşelendirebilen ya da ağlatabilen, adına müzik dedikleri bir şey varmış.” Tüylerim ürperiyordu. Tuhaf bir şekilde atalarımızın bu yaşayış şekli bana o kadar uzak gelmiyordu ve babamın anlattığ...
Günün korkusu neden bu saatte vurdu tüylerime? Neden sıcak yatağımdan erkenden kopup Köşeye sindim? Ucuz tütünden sıkılmadı mı ciğerlerim? Neden ardı arkası kesilmeden sürekli sarar ve içerim? Benim için kirletilmişe benziyor sok...
...p: “Ağabey kimin öldürdüğünü de biliyorum.” Heyecan artık had safhadaydı. Titreyen bir sesle kim diye sordum. Tüylerimi ürperten o cevap geldi: “Kardeşi.” Tamamen ekonomik bir altyapısı olan hikâyem, gerilim-polisiye romanına evr...
...erinde çıkan anlamı anlamaya çalışıyorum. Ancak somut kelimelerin kafamın içinde oluşturduğu soyut gerçekler, tüylerimi ürpertiyor. Hani soyut olan her şey, sadece ruhumu korkuturdu? Yalan söylemişsin, babaanne. Beni kandırman üz...
...du. Hele Fazıl’ın “Çile'”si için: “Üç yüz küsur sayfa kitap. Yarısından çoğu boş… Bırak alma yahu.” yorumları tüylerimi diken diken etmeye yeter de artardı bile. “Şiir istiyorsun demek, Turgut var, Edip var, Süreya var, Nazım var...